MELEK BÜYÜKEREN, YASEMİN AKIN, FATMA NARTER, NİLÜFER ÇELİK, MELEK ÖZBENLİ, ÖZBEN GÖKTAŞ
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2020;31(2):123-129
GİRİŞ ve AMAÇ: Yenidoğan sepsisi tanı ve tedavisindeki gelişmelere rağmen, bebeklerde önemli bir morbidite ve mortalite nedeni olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada, yenidoğan ünitesinde kan kültüründe etken izole edilip sepsis tanısı konulan hastaların demografik verilerini, sepsis nedeni olan mikroorganizmalar ve tanı aldıkları andaki akut faz reaktanlarını değerlendirmeyi amaçladık. YÖNTEM ve GEREÇLER: Hastanemiz yenidoğan yoğun bakım ünitesinde üç yıllık süre boyunca, klinik ve laboratuvar bulgularıyla birlikte, kan kültürü pozitif sepsis tanısı almış olan 131 olgu geriye dönük olarak değerlendirildi. BULGULAR: Sepsisli olguların tanı aldığı zaman alınan kan kültüründe üretilen mikroorganizmalara bakıldığında 36 hastada ile en yüksek oranda (%27.5) Staf. aureus izole edildiği görüldü. Bu olguların 19’u metisilin dirençli S. aureus idi. Yirmi altı hastada (%19.8) Klebsiella spp. saptandı. 13 olguda Klebsiella pneumonia, iki olguda Klebsiella oxytoca izole edilirken, 11 olguda ESBL pozitifliği tespit edildi. Sepsisli olgularımızda kültür alımının birinci gününde trombosit değerlerinin beşinci gün trombosit değerlerine göre anlamlı düşük; kültür alınan birinci gün CRP ve ortalama trombosit volümü (MPV) değerlerinin beşinci gün CRP ve MPV değerlerine göre anlamlı yüksek olduğu saptandı (p<0.05). Çalışmamızda kan kültüründe gram pozitif etken izole edilen grubun kan kültürü alındığı birinci gün CRP ve maksimum CRP değerlerinin ortalaması kan kültüründe gram negatif mikroorganizma izole edilen gruptan istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük bulundu (p<0.05). TARTIŞMA ve SONUÇ: Bu çalışma ile ünitemizde yenidoğanlarda sepsise en sık neden olan mikroorganizmaları; etkene yönelik olarak (gram pozitif veya gram negatif) ve hastane kökenli olup olmamasına göre sepsis tablolarında, sepsis belirteçlerinde farklılık olduğunu belirledik.