KÜNT VE PENETRAN EKSTRAHEPATİK SAFRA YOLU YARALANMALARINA CERRAHİ YAKLAŞIM

ÖMER TÜREL, CEMALETTİN ERTEKİN, KAYIHAN GÜNAY, KUBİLAY KEMERTAŞ, RECEP GÜLOĞLU

Klinik ve Deneysel Cerrahi Dergisi - 1993;1(2):137-140

İstanbul Tıp Fakültesi, Acil Cerrahi Birimi, İSTANBUL

 

1982-1993 yılları arasında künt/penetran karın ve/veya multisistem travmalı 1426 hasta değerlendirmeye alındı. Bunların 14'ünde (%1) saptanan ekstrahepatik safra yolu yaralanması çalışmamızın esasını oluşturmaktadır. Hastaların 8'inde (% 57) safra kesesi yaralanması vardı ve sadece seroza lezyonu olan biri hariç hepsine kolesistektomi yapıldı. Bunların hiçbirinde postoperatif yaralanmaya bağlı komplikasyon gelişmedi. Geri kalan 6 (% 43) hastadan birinde duktus sistikus yaralanması saptandı ve kolesistektomi yapıldı. Üçünde koledok ve ikisinde duktus hepatikus komminis (DHK) yaralanması saptandı. Koledok yaralanmasının ikisi inkompletti, birine T-drenajlı diğerine T-drenajı uygulanmaksızın, rafi ile primer onarım yapıldı. Komplet yaralanma saptanan üçüncü olguda ise Roux-Y koledokojejunostomi uygulandı. DHK yaralanmalarının ikisi de inkomplet olup, birisine T-drenajı da uygulanmak koşulu ile rafi ile primer onarım yapıldı. Bunlardan postoperatif safra kaçağı ve peritonit saptanan birisi tekrar ameliyata alındı ancak kaybedildi. Total mortalitemizi oluşturan 3 olgumuzdan sadece bu vaka biliyer sistem yaralanmasına bağlı olup, diğer ikisi tamamen yandaş organ lezyonlara bağlı idi. Kanımızca onarımda önemli olan yaralanmanın komplet mi yoksa inkomplet mi olduğudur. Biz komplet yaralanmalarda rafi ile onarım yerine bilio-enterik anastomozları tercih ediyoruz.