Hasan Erbay
Tıp Eğitimi Dünyası - 2026;25(75):25-31
Klinik tıp pratiğinin en temel ve kritik basamaklarından biri olan anamnez, hekimin hastadan bilgi topladığı, tanısal süreci başlattığı ve şekillendirdiği önemli bir etkileşimdir. Ancak günümüz Türkçe tıp terminolojisinde ve eğitiminde, bu teknik terimin yerine sıklıkla edebiyat alanına ait olan "hastanın öyküsü", "hasta hikayesi" veya "öykü alma" gibi ifadelerin kullanıldığı görülmektedir. Bu çalışma, söz konusu adlandırmaların masum birer eş anlamlılık örneği olmadığını; aksine klinik gerçeklik ile kurgusal anlatı arasında ciddi bir epistemolojik bulanıklığa yol açtığını ileri sürmektedir. Edebiyat kuramı açısından "öykü" ve "hikaye" kavramları, doğaları gereği kurmaca (fiction), estetik kaygı ve seçici bir kurgusallık barındırmaktadır. Oysa klinik anamnez, hastanın öznel beyanına dayanmakla birlikte; amacı itibarıyla nesnel, doğrulanabilir, tutarlı ve kronolojik bir "gerçeklik" inşasını hedeflemektedir. Hekimin, hastayı dinlerken edebi bir metnin okuru gibi estetik bir haz alması değil; hastadaki biyolojik patolojiyi saptaması, ön tanıya giden yolları zihninde şekillendirmesi beklenmektedir. Bu makalede, kavramsal karmaşanın kökenleri irdelenirken İngilizce literatürdeki disease (biyolojik/patolojik hastalık) ve illness (hastalık deneyimi) ayrımına başvurulmaktadır. Anamnez, doğası gereği disease alanına odaklanarak tanı ve tedaviyi hedeflerken; anlatısal tıp kapsamındaki "hastalık anlatıları" illness alanına, yani hastanın yaşam dünyasındaki öznel deneyimine odaklanmaktadır. Bu çalışmada, anlatısal tıbbın hekimlere kazandırdığı öyküsel düşünme becerisinin ve insani boyutun önemi yadsınmamakla birlikte; klinik veri toplama sürecinin (anamnez) edebi terimlerle (öykü/hikaye) tanımlanmasının, tıp pratiğinde "gerçeğin kurgusallaştırılması" riskini doğurduğu savunulmaktadır. Sonuç olarak, klinik ortamda olgusal doğruluğu ve tanısal işlevi temsil eden "anamnez" teriminin korunması gerektiği; "öykü" ve "anlatı" kavramlarının ise hastanın deneyimsel dünyasını ifade eden anlatısal tıp ve tıpta insan bilimleri bağlamında kullanılmasının daha tutarlı olacağı vurgulanmaktadır.