Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

LACTİPLANTİBACİLLUS PLANTARUM EIR/IF-1 KAYNAKLI BİYOTİKLERİN PERİODONTAL İNFLAMASYONUN MODÜLASYONU ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

HİKMET CAN, HAZAL KİBAR DEMİRHAN, EMİNE OMER OGLOU, FADİME KIRAN

Aydın Dental Journal - 2025;11(1):1-15

 

Amaç: Bu çalışma, bebek fekal mikrobiyotasından izole edilen Lactiplantibacillus plantarum EIR/IF-1 suşundan elde edilen postbiyotiklerin ve paraprobiyotiklerin immünmodülatör etkilerini araştırmayı amaçlamaktadır. Materyal ve Yöntem: İnsan periodontal ligament fibroblast (iPDLF) hücreleri, Lactiplantibacillus plantarum EIR/IF-1 kaynaklı salınan ve bağlı formlarda bulunan eksopolizakkaritler (10–1.000 μg/mL), hücre lizatı (0,1–1.000 μg/mL), hücre yüzeyi proteinleri (0,1–100 μg/mL) ve inaktif hücreler (106–10¹0 KOB/mL) ile 24 saat süreyle birlikte inkübe edilmiştir. Hücre canlılığı MTT testi ile değerlendirilmiştir. Periodontal hastalıkla ilişkili önemli bir patojen olan Porphyromonas gingivalis’ten elde edilen lipopolisakkarit (LPS), iPDLF hücrelerinde inflamasyonu indüklemek için kullanılmıştır. Biyotiklerin, LPS ile uyarılmış iPDLF hücrelerinde sitokin üretimine olan etkisi, toksik olmayan dozlarla birlikte inkübasyon neticesinde test edilmiştir. Sitokin seviyeleri (IL-10, IL-8 ve IFN-γ) ELİZA protokolü ile belirlenmiştir. Bulgular: Hücreler 1 µg/mL LPS ve toksik etkisi olmayan seçilen biyotik dozları ile 24 saat inkübe edildikten sonra, P. gingivalis kaynaklı LPS’nin IL-8 üretimini indüklediği gözlemlenmiştir. Ancak, EIR/IF-1 suşundan elde edilen biyotikler, IL-8 üretimini önemli ölçüde azaltmıştır (p<0.0001). Ayrıca, bu biyotikler anti-inflamatuvar bir sitokin olan IL-10 üretimini artırmıştır (p<0.0001). Sonuç: Elde edilen veriler, biyotiklerin LPS’nin oluşturduğu pro-inflamatuvar etkileri azaltabilecek potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. Bu bulgular, biyolojik olarak aktif ve etkin bileşenler içeren postbiyotikler ve paraprobiyotiklerin periodontal inflamasyonu azaltmak ve önlemek için umut verici, doğal ve güvenilir bir yaklaşım olarak kullanılabileceğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, mikrobiyota kaynaklı biyotiklerin periodontal hastalıkların yönetiminde etkili yardımcı bir tedavi olarak kullanılabileceği önerilmektedir.