LAPAROSKOPİK SLEEVE GASTREKTOMİ SPESMENLERİ HİSTOPATOLOJİK OLARAK İNCELENMELİ Mİ? BİR ÜNİVERSİTE HASTANESİNİN 246 HASTADAKİ DENEYİMİ

SERHAN DERİCİ, KORAY ATİLA, ÖZGÜL SAĞOL

Developments and Experiments in Health and Medicine - 2019;33(1):57-67

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi AD, İzmir

 

Amaç: Morbid obezitenin cerrahi tedavisi için laparaskopik sleeve gastrektomi (LSG) son yıllarda giderek daha sık uygulanan bir yöntem haline gelmiştir. Bu yöntemde yaklaşık 1000-1100ml hacminde bir mide kısmı rezeke edilmektedir. Midenin rezeke edilen bu kısmının değerlendirildiği çalışmaların bir kısmında rastlantısal malign lezyonların görüldüğü bildirilmiştir. Çalışmamızda laparoskopik sleeve gastrektomi ameliyatı yapılan hastaların histopatolojik sonuçlarının değerlendirilmesi, varsa malign lezyonların gelişiminde etki eden faktörlerin tartışılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Dünya sağlık örgütü ölçütlerine uygun olarak tek akademik merkezde Ocak 2013 – Ekim 2017 tarihleri arasında LSG ameliyatı yapılmış ardışık 246 hastanın prospektif olarak kayıt altına alınan tıbbi verileri retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Hastaların %72, 4’ü kadındı. Ortalama VKİ: 45, 41kg/m2 olarak belirlendi. En sık görülen patolojik bulgu gastrit idi. Üç hastada rastlantısal malignite iki hastada atrofik gastrit ve yaygın intestinal metaplazi saptandı. Malignite saptanan hastaların ameliyat öncesi değerlendirmelerinde bu bulgulara rastlanmamıştı. Sonuç: Son yıllarda özellikle ileri yaştaki hastalara uygulanan bariyatrik ameliyat sayılarında ciddi artış vardır. Obezite diğer sistemik hastalıklar için olduğu gibi malignite gelişimi için de risk faktörüdür. Her ne kadar bizim serimizde yaş malignite için anlamlı değişken olarak saptanamamış olsa da yaşlı obez hastaların daha fazla ameliyat ediliyor olması, mide histopatolojilerinde daha fazla malign bulguya rastlanmasına neden olacaktır. Bu malign lezyonların küçük ve subserozal yerleşimli olması halinde, ameliyat öncesi incelemelerde gözden kaçma olasılıkları bulunmaktadır. Ameliyat öncesi endoskopik muayene yapılmalı, burada patolojik bulguya rastlanmasa bile LSG prosedüründe midenin ön ve arka yüzü serozal-subserozal lezyonların araştırılması için mutlaka mobilize edilmelidir. Rezeksiyon sonrası tüm mide spesmenlerinin histopatolojik incelemesi, rastlantısal malignitelerin gözden kaçmaması adına uygun olacaktır.