Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

LAPAROSKOPİK TÜP MİDE AMELİYATI SONRASI AĞRININ ÖNLENMESİNDE KULLANILAN FARKLI TEKNİKLERİN ETKİNLİĞİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

Selim SOZEN, Seyfi EMIR, Orgun GUNES, Mehmet GENCTURK, Abdullah SISIK, Hasan ERDEM

Anadolu Kliniği Tıp Bilimleri Dergisi - 2026;31(1):12-19

Sözen Surgery Clinic, Megapol Hospital, İstanbul

 

Amaç: Bu çalışmanın temel amacı laparoskopik tüp mide ameliyatı sonrası ağrıya etki edebilecek farklı yöntemlerin etkisini araştırmaktır. Yöntemler: Kliniğimizde Ocak 2016 ile Ocak 2020 tarihleri arasında morbid obezite tedavisi gören hastalar geriye dönük olarak incelendi. Çalışmaya katılan 90 hasta üç gruba ayrıldı: Grup 1: Aktif aspirasyon grubu, Grup 2: PRM (pulmoner rekrütman manevrası) grubu ve Grup 3: INSI (intraperitoneal normal salin infüzyonu) grubu. Sleeve gastrektomi tamamlandıktan sonra Grup 1'de kalan gaz aspire edildi. Grup 2 hastalara Trendelenburg pozisyonu (30 derece) getirilerek maksimum 40 cm H2O basınçla 5 manuel pulmoner şişirmeden oluşan pulmoner rekrütman manevrası uygulandı. Grup 3 karın boşluğunun üst kısmı eşit ve iki taraflı olarak izotonik normal salin (1000 mL) ile dolduruldu ve daha sonra karın boşluğuna bırakıldı. Daha sonra hastalar (tüm gruplarda) düz pozisyona getirildi, trokar çıkarıldı ve karın kesileri kapatıldı. Bulgular: Ameliyat süresi, hastanede kalış süresi ve normal aktiviteye dönüş süresi açısından gruplar arasında istatistiksel fark yoktu. 4 saat içerisinde tüm gruplarda ağrı düzeyleri yüksek bulunmasına rağmen istatistiksel olarak herhangi bir farklılık gözlenmedi. Buna rağmen 24 saat, 48 saat ve 3. gündeki ağrı seviyeleri Grup 1 ve 2 arasında fark göstermezken, Grup 3 daha düşüktü. Grup 3'te kullanılan analjezik miktarı ve sıklığı daha azdır. Bu durum istatistiksel olarak anlamlıdır. Sonuç: INSI manevrası, laparoskopinin neden olduğu üst karın ve omuz ağrısını azaltmada etkili görünüyordu ve etki daha uzun sürdü.