Mert ÜĞE, Şahin Can ÖZALTUN
Klimik Dergisi - 2026;39(3):137-142
Amaç: Bu çalışmanın amacı, LTBİ profilaksisi alan hastalarda hepatotoksisite insidansını belirlemek ve başlangıç biyokimyasal belirteçlerinin hepatotoksisite gelişimini öngörmedeki bağımsız rollerini değerlendirmektir. Yöntemler: Bu retrospektif kohort çalışması, 1 Ocak 2018 ile 31 Aralık 2024 tarihleri arasında Türkiye'nin Karabük İl Sağlık Müdürlüğü Tüberküloz Kontrol Birimi'nde LTBİ profilaksisi alan 613 yetişkini kapsamaktadır. Çalışmada demografik özellikler, klinik endikasyonlar ve başlangıç laboratuvar değerleri [alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), alkalen fosfataz (ALP), gama-glutamil transferaz (GGT), total bilirubin, glikoz ve lipid profili] değerlendirildi. Tedavinin ilk ayında hepatotoksisitenin bağımsız belirleyicilerini tanımlamak için tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri yapıldı. Bulgular: Tedavinin ilk ayında 39 (%6.3) hastada hepatotoksisite geliştiği görüldü. Tek değişkenli analizde, uyruk ile istatistiksel olarak anlamlı (p=0.03), yaş grubu ile ise sınırda anlamlı (p=0.06) ilişki saptanırken, cinsiyet ile anlamlı düzeyde ilişki saptanmadı. Hepatotoksisite gelişenlerde başlangıç ALT, AST, ALP , GGT ve bilirubin düzeyleri istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu (tümü p<0.05). Çok değişkenli analizde başlangıç ALT (OR: 1.04), ALP (OR: 1.01), 41 yaş ve üzerinde olma (OR: 2.16) ve total bilirubin (OR: 5.00) bağımsız belirleyiciler olarak saptandı. Modelin veriye uyumu iyi bulundu (Hosmer-Lemeshow p=0.415). Modelin ayırt edici gücü için AUC 0.780 (%95 GA: 0.707-0.853) olarak saptandı. Sonuç: Başlangıç ALT, ALP ve total bilirubin düzeyleri ile 41 yaş ve üzerinde olma, LTBİ profilaksisi sırasında erken hepatotoksisitenin bağımsız belirleyicileridir. Bu bulgular, söz konusu parametrelerin tedavi öncesi hepatotoksisite riskinin değerlendirilmesine ve bireyselleştirilmiş izlem stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini düşündürmektedir.