Şükrü KASAP, Muhammed Said AYDIN, Gökay ÖZLER, Mustafa NİŞANCI
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Dergisi - 2026;13(2):240-243
Lateral orbital duvar defektleri, bölgenin kompleks anatomisi ve hem fonksiyonel hem de estetik rekonstrüksiyon gereksinimi nedeniyle cerrahi açıdan zorluk oluşturmaktadır. Özellikle onkolojik rezeksiyon veya tümör nüksü sonrası gelişen seçilmiş olgularda, lokal rekonstrüktif seçenekler veya deri greftleri yetersiz kalabilmekte ve iyi vaskülarize perforatör fleplere ihtiyaç duyulabilmektedir. Bu çalışmada, sağ lateral periorbital bölgede rekürren skuamöz hücreli karsinom nedeniyle geniş lokal eksizyon uygulanan ve temiz cerrahi sınırlar elde edilen 54 yaşındaki bir hasta sunulmaktadır. Preoperatif renkli Doppler ultrasonografi kullanılarak perforatör haritalama yapılmış ve zigomatikofasiyal vasküler alanda güvenilir bir perforatör tespit edilmiştir. Süper ince zigomatikofasiyal arter perforatör flep planlanmış ve yüzeyel fasyal plan üzerinden kaldırılmıştır. Perforatör pedikül büyütme altında dikkatli şekilde diseke edilmiş ve yaklaşık 1.5 cm pedikül uzunluğu elde edilmiştir. Flep, defekti tamamen kapatacak şekilde gerilimsiz olarak rotasyon ve inset edilmiştir. Postoperatif dönemde erken veya geç komplikasyon izlenmemiştir. Flep canlılığı stabil seyretmiş, kontur restorasyonu tatmin edici bulunmuş ve donör saha morbiditesi minimal düzeyde kalmıştır. Renkli Doppler eşliğinde planlanan süper ince zigomatikofasiyal arter perforatör flep, lateral orbital duvar defektlerinde perforatörün doğru lokalizasyonuna, yüzeyel fasyal plan diseksiyonuna ve ince, pliable, iyi vaskülarize doku aktarımına olanak sağlayarak uygun olgularda güvenilir bir rekonstrüktif seçenek olabilir. Yöntemin tekrarlanabilirliği ve uzun dönem güvenilirliğinin değerlendirilmesi için daha geniş hasta serileri ile ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.