Elif Rabia Bakaç, Başak Öney
Atlas Üniversitesi Tıp ve Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;6(1):52-61
Diyet lektinleri baklagiller, mantarlar, sebzeler ve meyvelerde doğal olarak bulunan ve karbonhidratlara bağlanabilen proteinlerdir. Birçok bitkisel kaynakta bulunan bu proteinler, antikanser antiviral ve antibakteriyel etkilere sahiptir ve bu bileşiklerin terapötik potansiyelini oluşturur. Özellikle kanser hücrelerinde apoptozu indükleme, bağışıklık sistemini düzenleme ve glikozilasyon farklılıklarını hedefleme özellikleri nedeniyle kanser tedavisinde umut vadeden bir faktör olarak düşünülebilirler. Ancak lektinlerin aşırı tüketimi toksik etkilere yol açabilir. Çiğ baklagiller ve buğday tohumu gibi kaynaklarda bulunan lektinler bağırsak geçirgenliğini artırabilir, mikrovillus yapılarına zarar verebilir, besin emilimini engelleyebilir ve malabsorpsiyona neden olabilir. Ancak bu bileşiklerin pişirme, fermantasyon ve filizlendirme gibi uygulamalarla besinlerde azaltılabileceği belirtilmiştir. Çalışmalar baklagilden zengin beslenmenin insülin duyarlılığını ve vücut ağırlığı kaybını artırdığını göstermektedir. Bu diyetler lektinlerin potansiyel zararlarını azaltmayı amaçlasa da besin eksikliği, erişilebilirlik ve sürdürülebilirlik gibi zorluklar da sunarlar. Bu derlemenin amacı, diyet lektinlerinin gastrointestinal sağlık, metabolik hastalıklar ve kanserle ilişkili biyolojik etkilerini güncel literatür ışığında değerlendirmek ve lektinlerin potansiyel yararları ile olası riskleri arasındaki çelişkileri beslenme ve diyetetik perspektifinden ele almaktır.