AYLİN DENGİZMEN, AYŞENUR AKYILDIZ İĞDEM, ELİFE ŞAHAN, NUSRET ERDOĞAN
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2008;19(1):23-29
AMAÇ: Meme kanserinde aksiller lenf nodlarının durumu önemli bir prognostik belirleyicidir. Standart histopatolojik yöntemlerle aksiller lenf nodu negatif olarak rapor edilen hastaların aslında mikrometastazları olabilir. Çeşitli yöntemlerle bugüne kadar yapılan çalışmalarda %9-33 oranında mikrometastaz tespit edilmiştir. Bu çalışmada aksiller lenf nodları hem kesit sayısı arttırılarak hem de immmünohistokimyasal yöntemle daha ayrıntılı incelendi. YÖNTEMLER: Aksiller lenf nodu metastazı olmayan 31 invaziv meme kanserli hasta çalışma kapsamına alındı. Toplam 458 lenf nodu içeren 113 parafin bloktan 300 mikrometre arayla iki kesit alındı ve her bir kesit H&E ve immünohistokimyasal yöntemle sitokeratin AE1-AE3 antikoru ile boyandı. BULGULAR: 31 vakanın 6 tanesinde (%19.3) mikrometastaz saptandı. Belirlenen mikrometastazların 3 tanesinin çapı 0.2mm-2mm arasında olup diğer 3 tanesi izole tümör hücreleri şeklinde dağılım göstermekteydi. Mikrometastaz ile lenfovasküler invazyon arasında ileri düzeyde anlamlı bir ilişki bulundu (p<0.05). SONUÇ: Standart histopatolojik yöntemlerle değerlendirilen ve aksiller lenf nodları negatif olarak tanı alan meme kanserli hastalarda, lenf nodlarının H&E ile boyalı kesit sayısının arttırılması ve immünohistokimya gibi ilave inceleme yöntemleriyle değerlendirilmesi metastaz saptama olasılığını arttırmaktadır. Standart histopatolojik yöntemlerle, lenf nodu mikrometastazları belirlenememektedir.