LENFADENEKTOMİ SONRASI LENFOSEL GELİŞEN ENDOMETRİUM KANSERLİ HASTALARDA OPERASYONDA KULLANILAN ENERJİ MODALİTELERİNİN VE OPERASYON TEKNİĞİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

İREM HATİPOĞLU, GANİM KHATİB, MEHMET ALİ VARDAR

Türk Jinekolojik Onkoloji Dergisi - 2024;24(3):129-136

 

Amaç: Çalışmamızda laparoskopik veya laparatomik prosedür ile histerektomiyi takiben lenfadenektomi yapılan ve lenfosel gelişimi izlenen endometrium kanserli hastalarda kullanılan enerji modalitelerinin lenfosel üzerindeki etkilerini anlamak amaçlanmıştır Gereç ve Yöntem: Bu çalışma; Çukurova Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğinde 2010-2022 yılları arasında endomerium kanseri tanısı almış, pelvik veya pelvik/paraaortik lenf nodu diseksiyonu yapılan, lenfosel gelişimi izlenen 72 hastada yapılmıştır. Lenfosel oluşumu üzerinde açık ve kapalı tekniklerde kullanılan enerji modalitelerinin farklılıkları kıyaslandı. Hastaların demografik özellikleri, operasyonun tipi ve özellikleri, hastalığın evresi/histolojisi, çıkarılan ve metastatik lenf nodu sayısı, lenfoselin özellikleri ve oluşturduğu semptomlar incelendi. Bulgular: Çalışmamızda lenfoselin boyutu ile operasyon yöntemi arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadı (p=0,518). Gelişen lenfoselin semptom oluşturup oluşturmaması açısından her iki grup ve enerji modalitesi arasında anlamlı farklılık izlenmedi (p=0,054). Lenfoselin yol açabileceği hidronefroz, derin ven trombozu, apse, selülit, fistül, ileus gibi semptomların meydana gelişi ile operasyon tipi arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmedi Sonuç: Endometrium kanser cerrahisinde lenfadenektominin bir komplikasyonu olarak lenfosel gelişimini engellemek veya azaltmak için gelişen cerrahi teknikler ve cihazlar hususunda çalışmalarda artış görülmüştür. Çalışmamızda oluşan lenfoselin boyutu operasyon tipi ve kullanılan enerji modalitesinden bağımsızdı. Yeni enerji modalitelerinin postoperatif lenfosel gelişimi üzerindeki etkilerin daha net değerlendirilmesi için daha geniş popülasyonlu çalışmalara ihtiyaç vardır. Çalışmamızda lenfoselin semptomatik seyrettiği hasta sayısı laparoskopi grubunda laparatomi grubuna göre nispeten daha az sayıda görüldü ve bu oran istatistiksel olarak sınırda anlamlı bulundu (p=0,054). Bu oran lenfadenektomi uygulanırken bipolar veya ultrasonografik enerji modalitesi kullanmanın lenfosele bağlı gelişebilecek komplikasyon oranını azaltabileceğini düşündürse de daha fazla hasta sayılı çalışmalarla bu görüşün desteklenmesine ihtiyaç vardır.