Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

LENFOMA OTOLOG KÖK HÜCRE NAKLİNDE YENİDEN CANLANAN BİR SEÇENEK: BEAC

Patır DÇ, Patır P

Türkiye'de Lösemi Lenfoma Miyelom Araştırmaları Dergisi - 2025;9(3):53-59

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Hematoloji Bilim Dalı, İzmir, Türkiye

 

Yüksek doz kemoterapiyi takiben otolog hematopoetik kök hücre nakli (OHKN), nüks veya refrakter lenfoma hastalarında standart bir tedavi yaklaşımıdır. BEAM (karmustin, etoposid, sitarabin, melfalan) rejimi uzun süredir en sık kullanılan hazırlama protokolü olmasına rağmen, karmustin ve melfalan tedarikindeki güçlükler nedeniyle alternatif rejim arayışları hız kazanmıştır. BEAC (karmustin, etoposid, sitarabin, siklofosfamid) rejimi, BEAM'e benzer bileşenlere sahip olup melfalan yerine siklofosfamid içermektedir. Başlangıçta kardiyotoksisite endişeleriyle sınırlı kalan BEAC, son yıllarda yeniden gündeme gelmiştir. Literatürde BEAC ve BEAM rejimlerini karşılaştıran çalışmalar, iki rejimin genel sağkalım ve progresyonsuz sağkalım oranları açısından benzer etkinliğe sahip olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, BEAM rejimi daha yüksek mukozit, diyare ve enfeksiyon insidansları ile ilişkilendirilmiştir. Avrupa Kan ve İlik Nakli Derneği'nin verileri, BEAC rejiminde transplant ilişkili mortalitenin BEAM'e benzer düzeyde olduğunu, ancak kardiyotoksisiteye bağlı ölüm oranlarının nispeten yüksek olabileceğini göstermiştir. Yakın tarihli çalışmalar, siklofosfamid dozunun azaltılıp sitarabin dozunun artırıldığı optimize edilmiş BEAC (AD-BEAC) rejiminin, hem etkinlik hem de güvenlik açısından avantaj sağladığını ortaya koymuştur. Ayrıca BuEM (busulfan, etoposid, melfalan), GBM/GBC (gemsitabin, busulfan, melfalan veya siklofosfamid) ve BeEAM (bendamustin, etoposid, sitarabin, melfalan) gibi yeni protokoller de araştırılmaktadır. Mevcut veriler, BEAC rejiminin özellikle optimize edilmiş doz varyantlarıyla lenfoma hastalarında OHKN öncesi güvenli ve etkin bir alternatif olarak yeniden öne çıktığını desteklemektedir. Bu bulguların doğrulanması için geniş ölçekli, prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.