Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

LENFOMALI HASTALARDA OTOLOG KÖK HÜCRE NAKLİ HAZIRLIK REJİMİ OLARAK BUCY-E VE BEAM PROTOKOLLERİNİN RETROSPEKTİF KARŞILAŞTIRILMASI

TUBA GÜLLÜ KOCA, VİLDAN OZKOCAMAN, SİNEM ÇUBUKÇU, FAZIL CAGRI HUNUTLU, ŞEYMA YAVUZ, EZEL ELGUN, TUBA ERSAL, FAHİR ÖZKALEMKAŞ

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2024;50(3):523-529

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Hematoloji Bilim Dalı, Bursa, Türkiye.

 

Bu çalışma, relaps/refrakter malign lenfomalarda kullanılan otolog kök hücre nakli (OKİT) için iki farklı hazırlık rejimi olan BuCy-E ve BEAM’in etkinliği ve toksisite profillerini karşılaştırmaktadır. BuCy-E ve BEAM, lenfoma tedavisinde yaygın olarak kullanılan iki hazırlık rejimidir ve bu çalışmada her iki rejimin kısa dönem sonuçları retrospektif olarak incelenmiştir. On ikisi Hodgkin Lenfoma (HL) ve 18’i Non-Hodgkin Lenfoma (NHL) tanısı alan toplam 30 hasta çalışmaya alınmıştır. Hastaların demografik özellikleri, tedavi yanıtları, yan etkiler ve toksisiteleri kaydedilmiştir. Elde edilen bu veriler her iki rejim için istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Her iki grup arasında yaş, cinsiyet ve tanı açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Febril nötropeni BEAM grubunda istatistiksel olarak daha yüksek oranda bulunmasına rağmen fungal enfeksiyonlar arasındaki fark istatistiksel anlamlılığa ulaşamamıştır. BEAM grubunda şiddetli mukozit daha sık görülmüştür. Her iki grupta bulantı, kusma ve diyare benzer seviyelerde görülmüştür. BEAM grubu, median PFS açısından BuCy-E’ye göre anlamlı şekilde daha üstün bulunmuştur (23 ay vs. 12 ay, p = 0.0044). Median OS’de ise BEAM grubu daha avantajlı görünmekle birlikte (23 ay vs. 12 ay), bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildir (p = 0.179). BuCy-E ve BEAM rejimleri, kısa dönem toksisite profilleri açısından karşılaştırılabilir olup, BEAM rejimi PFS açısından üstün bir sağkalım sunmaktadır. Ancak, BEAM rejiminde febril nötropeni gibi yan etkilerin daha sık gözlenmesi dikkate alınmalıdır. OS açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamakla birlikte, uzun dönem sonuçlar için daha geniş hasta gruplarında ve uzun süreli takiplerle yapılacak prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır. BuCy-E rejimi, daha düşük toksisite profili nedeniyle belirli hasta gruplarında etkin bir alternatif olarak değerlendirilebilir.