AHMET DEMİR, ZEYNEP AYDIN, AYŞE DESTİNA YALÇIN
Boğaziçi Tıp Dergisi - 2021;8(3):165-167
Levetirasetam (LEV) merkezi sinir sistemi ve endokrin dokularda bulunan sinaptik vezikül 2A proteinine bağlanarak etki gösteren, fokal ve jeneralize epilepsilerde tercih edilebilen yeni kuşak anti-nöbet ilacıdır. Bulantı, baş ağrısı, sersemlik, yorgunluk, somnolans, davranış değişikliği, psikiyatrik bozukluk gibi yan etkileri mevcuttur. Aynı zamanda az sayıda çalışmada levetirasetamın testesteron ve östrojen sekresyonunu arttırarak endokrin fonksiyonları etkilediği tespit edilmiştir. Yirmi altı yaşında, daha önce epilepsi tanısı olan erkek hasta bayılmalar ve kasılmalar nedeniyle kliniğimize başvurdu. Aynı zamanda reaktif hipoglisemi tanısı da olan hastanın LEV tedavisi altında hipoglisemiye bağlı olarak gelişen bayılmalarının arttığı dikkat çekiciydi. Bu nedenle hastanın LEV tedavisi kesilerek 2000 mg/gün valproik asit başlandı. Bu tedavi altında dört yıldan uzun bir süre izlenen hastanın hipoglisemiye bağlı olarak gelişen bayılmalarının tekrarlamadığı ve aynı zamanda jeneralize konvülsiyonlarının da olmadığı görüldü. Hipoglisemi, LEV kullanımına bağlı olarak görülebilen nadir yan etkilerinden birisidir. Olgumuzda LEV’in hastanın mevcut hipoglisemisinde artışa yol açtığı ve özellikle hastanın nöbetlerini tetiklediği izlenmiştir. LEV kullanımını takiben hastanın nöbetlerinde veya yakınmalarında artış görüldüğü durumlarda, hastanın LEV kullanımına bağlı olarak hipoglisemisinin tetiklenebileceği ve epileptik nöbetlerinde artış olabileceği akla getirilmelidir.