Oğuzhan ACET, Kübra BAĞIR, Nazlıhan YALÇIN, Ahmet TÜRK, Mehmet Sezai TAŞBAKAN, Meltem TAŞBAKAN, Tansu YAMAZHAN, Cengiz ÇAVUŞOĞLU
Tuberculosis and Thorax - 2026;74(1):9-20
Giriş: Tüberküloz (TB), küresel ölçekte en önemli enfeksiyöz mortalite nedenlerinden biridir. Lipid metabolizması ile immün yanıt arasındaki etkileşim, TB'nin patogenezinde belirleyici rol oynamaktadır. Yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) ve diğer lipid parametrelerinin enflamatuvar belirteçler ve sağkalım ile ilişkisi giderek daha fazla ilgi çekmektedir. Bu çalışmada, TB olgularında serum lipid düzeyleri ile enflamasyon belirteçleri ve sağkalım arasındaki ilişki incelenmiştir. Materyal ve Metod: Ocak 2017-Ocak 2024 arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde takip edilen TB ve tüberküloz dışı mikobakteriler (NTM) olgusunun verileri retrospektif olarak değerlendirildi. Lipid profili (HDL, toplam kolesterol, trigliserid) ve enflamatuvar parametreler [C-reaktif protein (CRP), eritrosit sedimantasyon hızı, ferritin, albümin, lenfosit sayısı] tanı anında kaydedildi. Lipid düzeyleri çeyrekler arası dağılıma göre üç gruba ayrıldı. Gruplar enflamatuvar yanıt, klinik özellikler ve sağkalım açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya toplam 148 hasta dahil edildi; bunların 127'si tüberküloz, 21'i ise NTM olgusuydu; yaş ortancası sırasıyla 59,0 yıl [Çeyreklikler arası açıklık (ÇAA): 45,0-71,0] ve 64,0 (ÇAA: 38,0-72,0). Tüberküloz hastalarının %62,2'si erkekti (n= 79). Tüberküloz hastalarının sağkalımı %17,3 (n= 22) bulundu. Yüksek yoğunluklu lipoprotein düzeyi düşük olan grupta CRP ve ferritin düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek, albümin düzeyi ise daha düşük saptandı (p< 0,05). Düşük yoğunluklu lipoprotein ve toplam kolesterol düzeyleri de benzer şekilde CRP, albümin ve lenfosit sayısı ile ilişkiliydi. Yüksek yoğunluklu lipoprotein düzeyleri ile cinsiyet arasında anlamlı farklılık vardı; erkeklerde düşük HDL daha sık görüldü (p< 0,001). Yüksek yoğunluklu lipoprotein ve trigliserit düzeyi arttıkça sağkalım oranlarında yükselme eğilimi izlendi (p= 0,063; doğrusal trend p= 0,041). Lipid düzeyleri ile kavite varlığı, pulmoner/ekstrapulmoner tutulum ve aside dirençli boyama sonuçları arasında anlamlı bir ilişki gösterilemedi (p> 0,05). Çok değişkenli analizde artan yaş ve düşük serum albümin düzeyi mortalite ile istatistiksel olarak anlamlı ve bağımsız şekilde ilişkili bulundu (p< 0,005). Sonuç: Tüberküloz hastalarında serum lipid profili, sistemik enflamasyon belirteçleri ile anlamlı ilişkiler göstermektedir. Düşük HDL düzeylerinin daha belirgin enflamatuvar yanıt ile birlikte seyrettiği izlenmiştir. Bununla birlikte, lipid biyobelirteçlerin mortalite ile bağımsız bir ilişkisi gösterilememiş olup bu parametrelerin enflamatuvar sürecin değerlendirilmesinde tamamlayıcı bir rol üstlenebileceği düşünülmektedir.