İhsan AYHAN, Ömercan TOPALOĞLU
Cukurova Medical Journal - 2026;51(3):772-782
Amaç: Bu çalışmada, altı aylık liraglutid tedavisi boyunca yağ kütlesi (FM) ve kas kütlesi (MM) değişimlerini nicel olarak değerlendirmeyi ve orantısız MM azalmasının öngördürücülerini belirlemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu gözlemsel kohort çalışmasında, fazla kilolu/obezite tanısı olup liraglutid kullanan erişkinlerde başlangıçta ve 6. ayda çok frekanslı biyoelektrik impedans analizi (BIA) yapıldı. Hastalar kilo kaybına göre (<%5 ve >= %5) ve ayrıca kas değişim paternine göre sınıflandırıldı. Rölatif kas kaybı (RMM), toplam kilo kaybının kas kütlesi kaybına atfedilen yüzdesi olarak tanımlandı [RMM(%) = (kas kütlesi kaybı / toplam kilo kaybı) x 100]: RMM <%25 (A1), RMM >=%25 (A2) veya MM artanlar (A3). Sonlanım ölçütleri segmental ve tüm vücut FM ve MM değişimleri, toplam kilo değişiminin FM veya MM'ye oranları ve >=%25 RMM kaybının öngördürücülerinin lojistik regresyon analizi ile değerlendirildi. Bulgular: 6. ayda toplam 111 hastanın 46'sı (%41,4) <%5, 65'i (%58,6) ise >=%5 vücut ağırlığı kaybetti. >=%5 kilo kaybı olan grupta total ve bölgesel FM'de ve ayrıca gövde ile ekstremitelerde MM'de daha büyük azalmalar izlendi (tümü için p<0,01). Tüm vücut MM değişimi, <%5 kilo kaybı grubunda -%1,30 (Q1-Q3: -4,05 ile 0,83) iken, >=%5 grubunda -%5,09 (-8,15 ile -1,82) idi (p<0,001). Toplam kilo kaybının FM'ye atfedilen oranı >=%5 kayıp grubunda daha yüksekti (medyan %72,3'e karşı %57,5), buna karşılık MM'nin katkısı daha düşüktü (%26,6'ya karşı %42,1); ancak bu farkların hiçbiri istatistiksel olarak anlamlı değildi. Kas değişim paterni analizlerinde (A3 n=21; A1 n=29; A2 n=61), A2 grubu tüm segmentlerde en büyük MM azalmalarını gösterdi (tümü için p<0,001) ve en yüksek MM/toplam kayıp oranına sahipti (medyan %56,3); A3 grubunda ise MM artışı vardı ve MM/toplam kayıp oranı negatifti (medyan -%28,3). >=%25 rölatif kas kaybı; daha yüksek başlangıç tüm vücut kas kütlesi ile daha düşük başlangıç ağırlığı ve boy ile bağımsız olarak ilişkiliydi. Ancak bu öngördürücüler güçlü şekilde birbiriyle ilişkiliydi ve çok değişkenli model orta düzeyde ayırt edicilik gösterdi (AUC=0,729; %95 GA 0,634-0,823). Sonuç: Liraglutid tedavisi ağırlıklı olarak yağ kaybı ile ilişkiliydi; ancak klinik açıdan anlamlı bir alt grupta orantısız kas kaybı gözlendi. Bu bulgular, başlangıç vücut kompozisyonu fenotipinin kilo kaybının niteliğini etkileyebileceğini ve tedavi sırasında vücut kompozisyonu izleminin önemini vurgulamaktadır.