Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

LİSİNOPRİL VE AMLODİPİNİN İNSAN HEPATOSELLÜLER KARSİNOM HÜCRE MODELİNDE APOPTOTİK VE SİTOTOKSİK ETKİLERİ

Ayla SOLMAZ AVCIKURT, Sinem GULTEKIN TOSUN

Balıkesir Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;15(1):107-115

Balikesir University, Faculty of Medicine, Department of Medical Biology, Balikesir

 

Amaç: Bu çalışmada, insan hepatosellüler karsinomu (Hep3B) hücre modelinde lisinopril ve amlodipinin sitotoksik etkileri ve apoptoz indüksiyonu üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Lisinopril ve amlodipin ile muamele edilen Hep3B hücrelerinin sitotoksik etkileri, MTT testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Hücre canlılığı 24, 48 ve 72. saatlerde analiz edilmiş ve IC?? değerleri hesaplanmıştır. Apoptoz ile ilişkili gen ekspresyon düzeyleri, Bcl-2, Bcl-xL, Bax ve Bak belirteçleri kullanılarak RT-qPCR yöntemiyle değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizler One-way ANOVA kullanılarak gerçekleştirilmiş ve p<0.05 olan farklar istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Lisinopril, Hep3B hücrelerinin viabilitesini konsantrasyon-bağımlı bir şekilde azaltmış ve IC??: 74.04 µg/ml olarak sitotoksisite göstermiştir (p<0.05). Amlodipin uygulaması da benzer şekilde Hep3B hücrelerinin canlılığını konsantrasyon-bağımlı olarak azaltmış ve IC?? değeri 38,04 µg/ml olarak bulunmuştur (p<0,05). Gen ekspresyon analizleri, lisinoprilin Bcl-2 ve Bcl-xL gibi anti-apoptotik genlerin ekspresyonunu azalttığını, Bax ve Bak gibi pro-apoptotik genlerin ise zamanla arttırdığını gösterirken, amlodipin anti-apoptotik genleri belirgin şekilde baskılayıp pro-apoptotik genleri güçlü şekilde artırdığını ortaya koymuştur (p<0.05). Sonuç: Bu bulgular, lisinopril ve amlodipinin Hep3B hücrelerinde apoptotik gen ekspresyonunu ve proliferasyonu modüle ederek apoptozu artırabileceğini göstermektedir. Gözlemlenen sitotoksik ve moleküler etkiler, potansiyel bir anti-kanser aktiviteye işaret etmekte olup hepatoselüler karsinom tedavisi açısından klinik açıdan önem taşıyabilirler.