LÖKARYOZİS ETYOPATOGENEZİNİN MRSPEKTROSKOPİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ

İLKNUR AYDIN CANTÜRK, NİHAL IŞIK, FATMA CANDAN, TUNAHAN AYAZ, NÜKET YILDIZ, TANER SELEKER

Turkish Journal of Neurology - 2007;13(5):305-309

Sağlık Bakanlığı İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği, İSTANBUL

 

Bilimsel zemin: Lökaryozis (LA), serebral beyaz maddede bilateral, gerek yama tarzında gerekse difüz alanlar şeklinde izlenen radyolojik bir bulgudur. Bu çalışmada, lökaryozisteki metabolik değişiklikleri anlamak için, lökaryozisin MR–spektroskopi bulgularını tespit ederek, bu bulguları, kronik iskemik enfarkt ve kontrol grubu ile karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve yöntemler: LA tespit edilen 25 hasta, kronik iskemik enfarktı bulunan 10 hasta ve LA bulunmayan 9 kontrol hastası kıyaslandı. Lökaryotik alandan, kronik iskemik enfarkt alanından ve normal görünümlü beyaz maddeden, N–asetilaspartat (NAA)/kreatin (Cr) ve myoinositol (MI)/Cr oranlarına bakıldı. Kognitif etkilenme açısından, bütün hastalara Minimental Status Examination (MMSE) testi uygulandı. Sonuçlar: LA ve normal görünümlü beyaz madde NAA/Cr değerleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık saptanmadı. Normal görünümlü beyaz maddeye kıyasla, LA MI/Cr değeri, anlamlı olarak yüksek saptandı (0, 72±0, 22; 0, 59±0, 15; p<0, 0001). Kronik iskemik enfarkt alanının NAA/Cr değeri, gerek normal görünümlü beyaz madde (0, 68±0, 64; 1, 47±0, 11; p<0, 01), gerekse lökaryotik alana göre (0, 68±0, 64;1, 70±0, 28; p<0, 01), anlamlı olarak düşüktü. Lökaryotik hastaların MMSE skorları, kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşük olarak saptandı (p<0, 01).Yorum: Kronik iskemi ve kontrol grubundan farklı olarak, NAA konsantrasyonunda anlamlı bir değişiklik oluşmazken, MI konsantrasyonunda ortaya çıkan anlamlı yükseklik, lökaryoziste gliozisin major patolojik bulgu olduğunu göstermektedir. Lökaryoziste arteriyolar yapıyı bozan risk faktörlerinden dolayı, nöronal veya aksonal kayıp gelişimi öncesinde, serebral kan akımı otoregülasyonunda ortaya çıkan değişikliklerin, gliozis gelişimine neden olduğu düşünülmektedir.