Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

LOMBER DEJENERATİF PATOLOJİLERE BAĞLI BEL AĞRISINDA FASET EKLEM ENJEKSİYONUNUN ETKİNLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

TOLGA EROL, YASİN TAŞKIN, AHMET TUĞRUL ŞAHİN

International Journal of Tokat Medical Sciences - 2025;17(2):45-50

 

Amaç: Bel ağrısı, yetişkinlerde en çok rastlanan kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarındandır. Faset eklem ile ilişkili ağrıların kronik bel ağrısının %15-40’ından sorumlu olduğu düşünülmektedir. Çalışmamızda dejeneratif patolojilere bağlı bel ağrısında faset eklem enjeksiyonunun etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamızda 2022-2023 yılları arasında Yozgat Şehir Hastanesi nöroşirurji polikliniğine başvuran lomber dejeneratif patolojilere bağlı bel ağrısı tanısı konulmuş 140 hastaya ameliyathane şartlarında floroskopi eşliğinde lokal anestezi altında faset eklem enjeksiyonu uygulanmış olup işlem öncesi ve işlem sonrasında Visual Analog Scale (VAS) kullanılarak ağrı düzeyleri değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda kadın hastaların oranının %30,7 ve erkek hastaların oranının %69,3 olduğu görülmüştür. Ek hastalığı olan hastaların oranı %53,6 iken, ek hastalığı olmayanların oranı %46,4 olarak saptanmıştır. Lomber operasyon geçiren hastaların oranı %14,3, travma geçiren hastaların oranı ise %8,6 olarak belirlenmiştir. Enjeksiyon yapılan hastalarda preoperatif dönemde yüksek VAS değerleri saptanmış ve postoperatif dönemde bu değerlerin anlamlı derecede düştüğü gözlemlenmiştir (p < 0,001). Sonuç: Bel ağrısında kontrendikasyonlar dışındaki durumlarda lomber faset eklem enjeksiyonu ile ağrı blokajı yöntemi; uygulanma kolaylığı, hızlı sonuç alınması ve cerrahi girişimlere göre daha az riske sahip olması yönüyle öncelikle tercih edilmesi gereken yöntemlerdir. Ek hastalık varlığı, ileri yaş, cerrahi istemeyen ya da cerrahi için uygun olmayan hastalarda ağrı yönetiminde akla mutlaka gelmelidir. Gelecekte yapılacak çalışmalar, daha geniş hasta grupları üzerinde yürütülerek tedavi yöntemlerinin uzun vadeli etkilerini değerlendirmelidir. Ayrıca, travma öyküsü ve ek hastalık gibi faktörlerin tedavi sonuçları üzerindeki etkileri daha ayrıntılı olarak incelenmelidir.