Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

LOMBER POSTERİOR TRANSPEDİKÜLER VİDA İLE FİKSASYON VE FÜZYON UYGULAMALARI; 117 SPİNAL İNSTABİLİTE OLGUSUNDA PEROPERATİF OLARAK NELER YAPIYORUZ?

GÜRAY BULUT, MURAT HAMİT AYTAR, MUSTAFA GÜDÜK

Genel Tıp Dergisi - 2022;32(1):72-76

Medipol University, Nisa Hospital, Department of Neurosurgery, Istanbul

 

Amaç: Bu çalışmada kliniğimizde lomber posterior transpediküler vida-rod sistemleri ile fiksasyon ve füzyon vakalarında cerrahi prensiplerimizi ve cerrahi sonuçlarımızı paylaşmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: 2014-2017 yılları arasında lomber posterior transpediküler vida-rod sistemi ile posterolateral füzyon cerrahisi uygulanan 117 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Operasyon öncesi tüm olgulara dinamik lomber radyografiler, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme yapıldı. Tüm hastalar mikrocerrahi prensipler ile opera edildiler ve posterior interpediküler vida-rod sistemleri ile internal fiksasyon ve posterolateral füzyon uygulandı. Postoperatif birinci gün lomber grafi ve/veya bilgisayarlı tomografi ile stabilizasyon sistemleri değerlendirildi. Postoperatif 1. ve 3. aylarda lomber grafiler tekrarlandı. Bulgular: Lomber spinal instabilitenin klinik ve radyolojik olarak tespit edildiği tüm bu hastalarda bel ve/veya bacak ağrısı ve farklı düzeylerde nörolojik defisitler vardı. Vakaların 23’ü erkek, 94’ü kadındı. Ortalama yaş 53.4 idi. Meyerding sınıflamasına göre sırasıyla 69 ve 8 olguda grade I ve II spondilolistezis, 28 olguda spinal stenoz, 1 olguda patlama kırığı, 3 olguda kompresyon kırığı, 11 olguda disk hernisi mevcuttu. Ortalama takip süresi 28.6 ay idi. Sonuç: Lomber posterior internal fiksasyon ve posterolateral füzyon ameliyatlarında titiz vaka seçimi, ameliyat öncesi dikkatli planlama ve spinal mikrocerrahi prensiplerine bağlılık başarı oranını artıracaktır.