Emel AKBAŞ, Emel ÇALIŞKAN, Birgül ÖNEÇ, Türkay AKBAŞ, Nilgün KARABIÇAK, Şükrü ÖKSÜZ
Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Dergisi - 2026;56(2):164-170
Lomentospora prolificans sağlıklı ve bağışıklığı baskılanmış hastalarda yumuşak doku ve kemik enfeksiyonları, endokardit, merkezi sinir sistemi enfeksiyonu ve dissemine enfeksiyon gibi çeşitli klinik tablolara sebep olan ve birçok antifungal ajana karşı intrinsik direnç oranı yüksek bir mikroorganizmadır. Solid organ nakli, hemotopoetik kök hücre nakli ve hematolojik maligniteleri olan immun suprese hastalar invazif L. prolificans enfeksiyonu gelişmesi açısından özellikle risk altındadır. Non-sekretuar multipl myelom tanılı 74 yaşında erkek hasta, tedavi esnasında endişe ve halsizlik gibi duygu durum bozukluklarını takiben hemipleji ve bilinç kaybı gelişmesi nedeniyle, nöroloji tarafından değerlendirilmiştir. Hastanın, progrese olan nörolojik bozukluğun yanı sıra sub-febril ateş gelişmesi ve sekresyonların artması, hırıltılı solunum eklenmesinden dolayı derin trakeal aspirat ve kan kültürü örnekleri alınmıştır. Nötropenisi nedeni ile vorikonazol profilaksisi alan hasta kaybedildikten sonra incelenen kan kültürlerinde L. prolificans üremesi görülmüştür. Tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarına gönderilen hastaya ait kan kültürü örneği üçüncü gün sinyal vermiştir. Rutin besiyerlerine ekimi yapılan örneğin değerlendirmesinde, bütün besiyerlerinde saf olarak küf mantarı üremesi olduğu görülmüştür. Koloninin makroskobik ve mikroskobik morfolojisinin incelenmesinde kökenin Lomentospora (Scedosporium) prolificans ön tanısı olabileceği düşünülerek ileri tanımlama planlanmıştır. Ulusal Mikoloji Referans Laboratuvarı'nda üretilen küf kolonisi MALDI-TOF (matrix-assisted laser desorption/ionization- time of flight) Microflex LT/SH Smart MS (Bruker Daltonics-Almanya) cihazı ve küf kütüphanesi (MBT Filamentous Fungi Library 3.0) yazılımı ile değerlendirilerek (skor;1.92) L. prolificans olarak tanımlanmıştır. Literatür taramamızda olgumuzda saptadığımız izolat, ülkemizde şimdiye kadar klinik örneklerden nadir saptanan bir köken olması yönüyle önemlidir.