MAJOR DEPRESİF BOZUKLUĞU OLAN TÜRK HASTALARDA 5-HTTLPR POLİMORFİZMİN VE SİTALOPRAM YANITI ARASINDAKİ İLİŞKİSİ

ZUHAL UCKUN, BORA BASKAK, HATİCE OZDEMIR, ERGUVAN TUGBA OZELKIZIL, HALİSE DEVRİMCİ OZGUVEN, HALİT SİNAN SUZEN

Turkish Journal of Pharmaceutical Sciences - 2016;13(2):145-158

Mersin University, Faculty of Pharmacy, Department of Pharmaceutical Toxicology, Yenisehir

 

Bu çalışmanın amacı, serotonin transporter geni bağlantılı polimorfik bölgenin (5-HTTLPR) genetik polimorfizmini ve bunun majör depresif bozukluğu olan Türk hastalarda sitalopram tedavisine yanıt ve tedavinin yan etkileriyle ilişkisini araştırmaktır. Çalışma, 4 ile 6 hafta boyunca 10-40 mg/gün sitalopram kullanmış 51 hastadan oluşmuştur. Klinik belirtiler 4 ve/veya 6 haftada 17 maddelik Hamilton Depresyon Derecelendirme (HAMD-17) ölçeği, Klinik Global İzlenim (KGİ) ve UKU Yan Etki Değerlendirme ölçekleri (UKU) ile değerlendirildi. 5-HTTLPRL/S polimorfizmi yavaşlama-polimeraz zincir reaksiyonu yöntemi ile belirlenmiştir. Elli bir hastanın, 13’ü (% 26) LL genotip, 21’i (% 41) LS genotip, 17’si (% 33) ise SS genotipli idi. S aleline karşı L allelin odds oranından dolayı, istatistiksel olarak anlamlı olmamasına rağmen L alleli daha iyi yanıt verme ile ilişkili görünmektedir. KGI-Şiddet ölçeği açısından, 6. haftada LS genotipe karşı LL genotipi daha yüksek riske sahipti (P<0.05). Öte yandan, bu kıyaslamının dışında 4. ve/veya 6. haftada genotip dağılımlarına göre KGİ-Şiddet ve İyileşme ve UKU ölçeklerinde önemli farklılık bulunmamaktadır. Ancak, bu bulguların daha fazla araştırılması ve doğrulanması gerekmektedir.