Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

MAJÖR DEPRESYON VE ANKSİYETE BOZUKLUĞUNUN BİRLİKTE GÖRÜLDÜĞÜ DURUMLARIN KLİNİK ÖZELLİKLERİ: KARŞILAŞTIRMALI BİR ÇALIŞMA

HASAN KARADAĞ, SİBEL ÖRSEL, AYŞEGÜL KART, BUKET ÖZCALTEPE, HAKAN TÜRKÇAPAR, ENİS KAYRAN

Klinik Psikiyatri Dergisi - 2011;14(3):164-172

Sağlık Bakanlığı Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara

 

Amaç: Anksiyete ve duygulanım bozuklukları arasındaki farklılıklar daha net tanımlanmakla birlikte iki bozukluğun ortak bir psikopatolojinin farklı klinik görünümleri olduğuna yönelik tartışmalar da artmıştır. Bu çalışmada depresyon ile anksiyete bozukluğunun hem tanı hem de belirti düzeyinde ortak ve farklı özelliklerinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmaya DSM-IV’e göre yapılandırılmış klinik görüşme (SCID-I) ile depresyon ve/veya anksiyete bozukluğu tanısı alan 113 ardışık hasta alındı. Hastalar anksiyete bozukluğu, depresyon, karışık anksiyete ve depresif bozukluk (KAD) epizodları olan üç gruba ayrıldı. Özgeçmiş ve sosyodemografik özellikleri içeren bilgi formu, Hamilton Depresyon (HAM-D) ve Anksiyete (HAM-A) ve işlevselleğin genel değerlendirmesi (İGD) uygulandı. Bulgular: Depresyon grubunda 15 (%13.3), anksiyete grubunda 48 (%42.5), karışık anksiyete depresyon grubunda 50 hasta (%44.2) vardı. Başlangıç yaşı depresyon grubunda daha ileri yaştaydı. Anksiyete grubunda kırsal, KAD grubunda kentsel doğumlu oranları yüksekti. KAD grubundaki hastaların %80’inde birincil anksiyete bozukluğu, %20’sinde birincil depresyon epizodu saptandı. HAM-A psişik puanları anksiyete, korkular madde puanları depresyon grubunda daha düşüktü. HAM-D depresif sendromun şiddeti ve depresif belirti puanları açısından üç grup arasında anlamlı fark vardı. Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları, korkuların anksiyete epizodları olanlarda daha sıklıkla olduğunu, depresyon belirtilerinin gruplar arası farklılıkta öne çıktığı, anksiyeteden depresyon epizodlarına doğru kronolojik bir gelişim olduğunu desteklemektedir.