DERYA İÇÖZ, FARUK AKGÜNLÜ
Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi - 2022;18(1):9-14
GİRİŞ ve AMAÇ: Son yıllarda konik ışınlı bilgisayarlı tomografi diş hekimliğinin çeşitli uygulama alanlarında teşhis ve tedavi planlaması amaçlı geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Bu çalışmanın amacı maksillofasiyal bölgenin konik ışınlı bilgisayarlı tomografi görüntülerinde tespit edilen rastlantısal bulguların görülme oranlarını, tiplerini ve konumlarını belirlemekti. YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışma için yaşları 11 ile 78 arasında değişen 262 bireye ait konik ışınlı bilgisayarlı tomografi görüntüsü arşivden retrospektif olarak seçilerek değerlendirildi. Görüntülerin elde edilme nedenleri gömülü dişler, implant, kemik patolojileri, travma, post-operatif değerlendirme gibi sebepler olarak belirlendi. Bireylere ait demografik veriler, tomografi alınma sebebi ve tespit edilen rastlantısal bulgular kategorize edilerek kaydedildi. Diş çürüğü, eksik dişler, periodontal kemik kaybı ve erüpsiyon bozuklukları gibi bulgular rastlantısal bulgu olarak kaydedilmedi. Elde edilen veriler tanımlayıcı istatistikler ile analiz edildi. BULGULAR: Çalışma popülasyonunun %94,3’ünde en az bir rastlantısal bulgu tespit edildi. Bulguların en yüksek oranla görüldüğü bölgeler sırasıyla maksiller sinüs bölgesi (%30,72), nazal bölge (%29,64), dental bulgular (19,52), yumuşak doku kalsifikasyonları/ossifikasyonlar (%8,55), temporomandibuler eklem bulguları (%6,87) ve alveoler kemik bulguları (%4,22) olarak belirlendi. En sık görülen rastlantısal bulgular ise mukozal kalınlaşma, konka hipertrofisi, konka bülloza, apikal lezyon, septum deviasyonu ve diğerleri idi. TARTIŞMA ve SONUÇ: Maksillofasiyal bölgenin konik ışınlı bilgisayarlı tomografi görüntülerinde rastlantısal bulguların görülme oranı oldukça yüksektir. Bu nedenle hekimlerin yalnızca ilgilenilen bölge alanı değil, olası rastlantısal bulgular açısından bütün görüntü hacminin dikkatle değerlendirilmesi önemlidir.