Yacob Ledamo HABEŞ, Ahmet Murat ŞENDİL
Osmangazi Tıp Dergisi - 2026;48(4):768-772
Piyojenik karaciğer apsesi (PKA), nadir olgularda solid görünümlü hepatik lezyon şeklinde prezente olarak primer ya da metastatik karaciğer malignitelerini taklit edebilmektedir. Bu tür atipik klinik ve radyolojik prezentasyonlar, yanlış tanıya bağlı olarak gereksiz majör hepatik rezeksiyonlara yol açma potansiyeli taşımaktadır. Altmış iki yaşında, uzun süreli diyabetes mellitus öyküsü bulunan erkek hasta, sağ üst kadran ağrısı ve istemsiz kilo kaybı şikâyetleri ile başvurdu. Radyolojik incelemelerde sol hepatik lobda yerleşimli, malignite ile uyumlu olabilecek, yaklaşık 7 cm çapında heterojen karakterde bir lezyon saptandı. Serum tümör belirteçleri normal sınırlarda bulundu. Bilgisayarlı tomografi eşliğinde gerçekleştirilen perkütan biyopsi, inflamatuvar değişiklikler göstermesine karşın maligniteyi kesin olarak dışlayamadı. Bu bulgular doğrultusunda malignite ön tanısı ile planlanan hepatektomi amacıyla eksploratif laparotomi gerçekleştirildi. İntraoperatif ultrasonografi ve eş zamanlı frozen kesit incelemesi, lezyonun piyojenik karaciğer apsesi ile uyumlu inflamatuvar karakterde olduğunu ortaya koydu. Bunun üzerine cerrahi strateji revize edilerek rezeksiyondan kaçınıldı; apsenin drenajı sağlandı ve uygun antibiyotik tedavisi başlandı. Postoperatif izlemde, 7 aylık takip sürecinde lezyonun tamamen gerilediği radyolojik olarak doğrulandı. Piyojenik karaciğer apsesi, özellikle diyabetes mellitus gibi predispozan faktörlere sahip hastalarda, solid görünümlü hepatik lezyonların ayırıcı tanısında mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. İntraoperatif ultrasonografi ve frozen kesit incelemesi, intraoperatif karar verme sürecinde yüksek tanısal değer sağlayarak gereksiz majör hepatik rezeksiyonların önlenmesinde kritik rol oynamaktadır.