İlknur KOCAKIR YILMAZ, Mahcube ÇUBUKÇU, Enis AKÇA
Family Practice and Palliative Care - 2026;11(3):215-220
Giriş: Bu çalışmada, hekimlerdeki malpraktis korkusu ile mesleki doyum arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkiyi etkileyen temel faktörleri araştırmak amaçlanmıştır. Yöntem: Kesitsel tipteki çalışmamız, 01.05.2024 -31.07.2024 tarihlerinde bir üniversite hastanesinde görev yapan 281 hekimle yürütülmüştür. Veriler, sosyodemografik anket formu, Malpraktis Korku Ölçeği (MKÖ) ve Mesleki Doyum Ölçeği (MDÖ) kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Malpraktis korkusu puan ortalaması 22,67+/-5,45 olarak saptanmıştır (aralık 6 -30). Malpraktis korkusu ile mesleki doyum (MDÖ Ort.=65,57+/-11,05) arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir korelasyon saptanmıştır (r=-0,225, p<0,001). Geçmişte bir malpraktis davasına dâhil olmak (p=0,006), hasta şikâyetine maruz kalmak (p <0,001) ve malpraktis eğitimi almamış olmak (p=0,018), hekimlerde daha yüksek malpraktis korkusunun anlamlı yordayıcılarıydı. Nöbetli çalışmak, artan malpraktis korkusu (p=0,011) ve azalan mesleki doyum (p =0,001) ile ilişkili bulunmuştur. Buna karşın, artan mesleki deneyim ve akademik unvan daha düşük malpraktis korkusu (sırasıyla p=0,033 ve p=0,003) ve daha yüksek mesleki doyum (sırasıyla p=0,003 ve p =0,001) ile ilişkili bulunmuştur. Sonuç: Malpraktis korkusu hekimler arasında yaygındır ve mesleki doyum üzerinde ölçülebilir olumsuz bir etki yaratmaktadır. Yasal ve finansal düzenlemelerin ötesinde; medikolegal eğitim, kurumsal destek sistemleri ve çalışma koşullarındaki iyileştirmeleri içeren çok boyutlu stratejiler bu sorunu çözmek için elzemdir. Bu tür önlemler hekim refahını artırabilir, defansif tıp uygulamalarını azaltabilir ve nihayetinde sağlık hizmeti kalitesi ile hasta güvenliğini geliştirebilir.