OKHAN AKDUR, POLAT DURUKAN, SEDA ÖZKAN, LEVENT AVŞAROĞULLARI, İBRAHİM İKİZCELİ
Journal of Clinical Practice and Research - 2007;29(5):381-386
Amaç: Ülkemiz uygun ekolojik koşullar nedeniyle mantar florası yönünden oldukça zengindir. Yabani mantarların yenilmesi, alerjik gastroenteritten, ölümcül karaciğer nekrozuna kadar değişen tablolara neden olabilmektedir. Bu çalışmada acil servisimize mantar zehirlenme şüphesi ile farklı bölgelerden başvuran 37 olgunun demografik, klinik ve laboratuvar özelliklerini gözden geçirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 29.10.2006 tarihinde Acil Servisimize mantar zehirlenme şüphesiyle başvuran erişkin olgular alındı. Her olgunun klinik ve laboratuvar bulguları kayıt edildi. İlk değerlendirmeden sonra taburcu edilen olgular kontrole çağrıldı. Bulgular: Zehirlenme şüphesiyle başvuran 37 olgu tespit edildi. Olguların 27’si (%72,9) kadındı. Yaş ortalamaları 36,32 15,6 yıldı. Mantar alımından sonra ilk semptomun başlama zamanı ortalama 1,4 ± 1,5 saatti. En sık görülen semptomlar; bulantı (%75,6), kusma (%64,8), karın ağrısıydı (%45,9). Kırk sekizinci saatteki kontrolden sonra bütün olgular acil servisten taburcu edildi. Sonuç: Bu çalışma ülkemiz ve bölgemizin mantar zehirlenmeleri için ne kadar önemli bir potansiyele sahip olduğunu ve acil servislerde çalışan hekimlerin bu olguların takip ve tedavileri hususunda bilgi sahibi olmaları gerektiğini göstermektedir.