GONCA ÖZGÜN, GÜLAY AYDOĞDU
Türk Patoloji Dergisi - 2013;29(1):46-50
Amaç: Bu çalışmanın amacı, Mardin ilinde servikal displazi ve servikal kanser insidansını ve kadınların doğum sayısı ve yaşı ile ilişkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: 2008 Mayıs ile 2011 Şubat ayları arasında Mardin Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine gelen hastalardan alınan konvansiyonel smear örnekleri, Papanicolaou (Pap) boyası ile boyandı ve Bethesda 2001 sistemi kriterlerine göre değerlendirildi. Bulgular: Toplam 3.332 hastanın smear örnekleri incelendi. Hastaların 3.125’inde herhangi bir lezyon saptanmazken, 207 hastanın smear sonuçları ASC-US (151 hasta; %72,94), ASC-H (16 hasta; %7,72), L-SIL (20 hasta; %9,66), H-SIL (8 hasta; %3,86), AGC (10 hasta; %4,83), skuamöz hücreli karsinom (1 hasta; %0,48) ve endoservikal adenokarsinom (1 hasta; %0,48) olarak tanı aldı. Herhangi bir lezyonu olmayan 3125 hastalık kontrol grubunun yaş ortalaması 37,34±11,25 ve doğum sayısı ortalaması 4,78±3,28 olarak saptanırken, smear örneğinde herhangi bir lezyon tanısı alan 207 hastanın yaş ortalaması 37,63±10,77 ve doğum sayısı ortalaması 4,74±2,92 bulundu. Kontrol grubu ile lezyon grubu arasında bu değişkenler açısından fark bulunmazken, hem kontrol grubunda hem servikal lezyon grubunda, ortalama doğum sayıları ve ortalama yaşlar, doğum sayısı ≥4 olan hasta grubunda, doğum sayısı <4 olan gruptan yüksek bulundu (p=0,000). Servikal lezyon grubu kendi içinde değerlendirildiğinde ise, ASC-US ve diğer lezyonlar arasında parite ve yaş açısından fark saptanmadı. Sonuç: Yüksek doğum sayısı, uterin servikste herhangi bir lezyon varlığı açısından değerlendirildiğinde risk faktörlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma, Türkiye’nin doğu illerindeki servikal lezyonların insidansı ve dağılımı ile doğum sayıları arasındaki ilişkiyi yansıtmak için bir başlangıç olabilir.