Derya GEZER, Esma GÖKÇE, Dudu ALPTEKİN, Burcu ÜGÜ, Sevban ARSLAN
Genel Tıp Dergisi - 2026;36(2026):1-7
Amaç: Bu çalışma, meme cerrahisi geçiren kadınlarda meme kanseri korkusu (MKK), ilişkili risk faktörleri ve erken tarama davranışlarını incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı ve kesitsel bu araştırma, Ekim 2021-Ocak 2022 tarihleri arasında bir üniversite hastanesinin genel cerrahi kliniğinde yürütülmüştür. Çalışmaya meme kanseri veya benign nedenlerle cerrahi geçiren, 20 yaş ve üzeri, iletişim kurabilen ve çalışmaya gönüllü katılan 136 kadın dahil edilmiştir. Veriler, demografik bilgi formu ve Meme Kanseri Korku Ölçeği (MKKÖ) kullanılarak preoperatif dönemde araştırmacılar tarafından yüz yüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Tanımlayıcı istatistikler ve ki-kare testi kullanılarak MKK düzeyi ile tarama davranışları arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 50.03+/-14.11'dir. MKKÖ puan ortalaması 30.11+/-8.08 olup, çoğu katılımcının yüksek düzeyde korku yaşadığını göstermektedir. Erken tarama davranışlarına katılım düşüktür; kadınların yalnızca üçte biri düzenli olarak Kendi Kendine Meme Muayenesi (KKMM) yapmaktadır. Düşük korku düzeyine sahip kadınların KKMM yapma olasılığı anlamlı derecede daha yüksektir (p < 0.05). Sonuç: Meme cerrahisi geçiren kadınlarda yüksek düzeyde meme kanseri korkusu ve düşük tarama katılımı belirlenmiştir. Bulgular, korkunun erken tanı davranışları üzerinde çift yönlü bir etkiye sahip olabileceğini, aşırı korkunun ise kaçınma davranışlarını tetikleyerek tarama uyumunu azaltabileceğini göstermektedir. Bu kapsamda, perioperatif dönemde hemşirelik uygulamalarının yalnızca bilgilendirme ile sınırlı kalmayıp, korku yönetimi, duygu düzenleme stratejileri, risk temelli danışmanlık ve kültürel açıdan duyarlı psikososyal destek içermesi gerekmektedir.