MELTEM DEMİREL KARS, ÖZLEM DARCANSOY İŞERİ, FİKRET ARPACI, UFUK GÜNDÜZ
Turkish Journal of Oncology - 2009;24(4):153-158
AMAÇ Sonradan kazanılan veya tedavi öncesi varolan çoklu ilaç dirençliliği (ÇİD) kemoterapide başarıyı engelleyen nedenlerden biridir. Bu çalışmada, paklitaksel ve vinkristin‘e karşı gelişen ÇİD mekanizmaları MCF-7 hücre hattında araştırıldı. GEREÇ VE YÖNTEM MCF-7 hücreleri önce kademeli olarak paklitaksel ve vinkristin doz artışlarına maruz bırakıldı. Hücrelerin direnç seviyeleri XTT testi ile belirlendi. Tüm dirençli ve duyarlı hücrelerde genlerin düzeyleri mikrodizin yöntemiyle belirlendi. BULGULAR MCF-7/400nMPak ve MCF-7/120nMVink hücre hatlarının orjinal hücrelere göre 150 ve 30 kat daha dirençli oldukları bulundu. MDR1 genin ifadesindeki artışın dirençlilik mekanizmaları arasında önemli olduğu bulundu. Hücrelerde toksik maddelerin metabolize edilmesiyle ilgili genlerin ifade düzeylerinde artışlar gözlenirken, apoptozla ilgili bazı genlerin ifadelerinde azalmalar olduğu görüldü. Metastaz genlerinde, bazı onkojenlerde, hücre döngüsünü düzenleyen ve tübülin metabolizmasıyla ilgili genin ifade düzeylerinde değişimler saptandı. SONUÇ ÇİD‘de MDR1 genindeki değişikliğin MCF-7‘de paklitaksel ve vinkristin dirençliliğinde temel mekanizma olduğu görülmüştür.