Elif Ezgi KOÇ, Gülay AKMAN
Balkan Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;5(2):172-183
Meme kanseri, dünya genelinde ve Türkiye'de kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biri olmasının yanı sıra, beden algısı, kadınlık kimliği ve toplumsal rollerle yakından ilişkili olması nedeniyle önemli bir psikososyal yük oluşturmaktadır. Bu derleme çalışmasının amacı, meme kanseri tanısı alan kadınlarda damgalanmanın psikolojik iyi oluş üzerindeki etkilerini ve bu süreçte hemşirelik bakımının rolünü değerlendirmektir. Literatür, meme kanseri tedavi sürecinde cerrahi girişimler ve kemoterapiye bağlı görünür bedensel değişimlerin damgalanma deneyimini artırabildiğini göstermektedir. Ayrıca damgalanmanın sosyal geri çekilme, benlik saygısında azalma, anksiyete ve depresif belirtilerle ilişkili olduğu bildirilmektedir. Damgalanma sıklıkla deneyimlenen, algılanan ve içselleştirilmiş damgalanma olmak üzere üç temel düzeyde ele alınmaktadır. Özellikle içselleştirilmiş damgalanmanın umut, yaşam doyumu, duygusal denge ve baş etme kapasitesi gibi psikolojik iyi oluş bileşenlerini zayıflatan önemli bir risk etmeni olduğu vurgulanmaktadır. Bu bağlamda hemşirelik bakımı; damgalanmanın erken dönemde tanılanması, psikososyal gereksinimlerin belirlenmesi ve bütüncül, kanıta dayalı girişimlerin planlanması açısından kritik öneme sahiptir. Damgalanmanın azaltılması ve psikolojik iyi oluşun güçlendirilmesi amacıyla terapötik iletişim, danışmanlık, psikoeğitim ve sosyal destek odaklı hemşirelik yaklaşımları önerilmektedir.