Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

MEME KANSERİ TARAMASI VE ÖNLENMESİNDE “YÜKSEK -RİSK KLİNİKLERİ”NİN ROLÜ

GÜLGÜN TAHAN, MOHAMMED FİRDOS ZİAUDDİN, ATİLLA SORAN

European Journal of Breast Health - 2009;5(4):167-176

Magee Womens Hospital The University of Pittsburgh, Department of Surgery, Pittsburgh, USA

 

Meme kanseri kadınların en sık kanseri olup, gelişmekte olan ülkelerde prevalans ve mortalite oranları anlamlı olarak artmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri ve gelişmiş başka ülkelerde de meme kanseri taramasının pozitif etkinliği kanıtlanmış olup, erken tanı ve uygun yaklaşım şekli meme kanserinin mortalite ve morbiditesinin düşürülmesi için gerekmektedir. “The Breast Health Global Initiative”in yayınladığı dördüncü meme sağlığı ve bakımı rehberinde erken tanı, diagnoz ve tedavi sınırlı imkanlara sahip ülkeler için de önerilmektedir. Meme kanseri tarama rehberleri bu hastalığa yakalanmada “yüksek-riskli” kişiler için sıkı takip şeması önerirken, diğer taraftan erken tanı için tarama gerekmeyen kişileri de ortaya koyar. Bu yüzden “yüksek-risk” grubu hastaların tanımlanması önem taşır. Meme kanseri riskinin bireysel değerlendirilmesi kişisel ve ailesel anamnez, gereğinde genetik testler ve “Gail model” gibi toplum- tabanlı modellerle risk tahminini içerir. Bu toplumsal modellerle yüksek-risk hastalarının saptanması değiştirilebilir veya değiştirilemez risk faktörleri tanımlanmasına dayanmaktadır. Değiştirilemez risk faktörleri ve yüksek-risk skoru bulunan hastalarda sıkı takip gerekirken, bazı gruplar ilaçla koruma veya risk-düşürücü cerrahiden faydalanabilir. Bu derlemenin amacı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde meme kanseri riskinin değerlendirilmesinde “yüksek-risk klinikleri”nin önemi, yüksek-riskli hastaların taranması, meme kanseri gelişimi için “yüksek-riskli” kadınların sürekli takip ve tedavi gereğini vurgulamaktır.