ECEM MEMİŞOĞLU, RAMAZAN SARI
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2022;33(2):162-167
GİRİŞ ve AMAÇ: Neoadjuvan kemoterapi (NAK) sonrası patolojik tam yanıt (pCR) daha yüksek hastalıksız sağ kalım (DFS) ve genel sağ kalım (OS) ile ilişkilidir. Tedavi sonrası klinik yanıt (cR) değerlendirilmeli ve ilişkili faktörler belirlenmelidir. Çalışmamızdaki amacımız cR değerlendirmede PET’nin etkinliğini ve pCR’ye etkili olası faktörleri tanımlamaktır. YÖNTEM ve GEREÇLER: Ocak 2015Aralık 2020 tarihleri arasında meme kanseri tanısıyla opere edilen hastaların dosyaları incelendi. Operasyon öncesi klinik yanıtlar PET ile değerlendirildi. Patolojik yanıt değerlendirilmesinde College of American Pathologists (CAP) 2019 skorlama sistemi kullanıldı. Hastaların menapozal durumu, tanı anındaki evresi, NAK öncesi ve sonrası PET bulguları, tümörün histopatolojik tipi, moleküler alt tipi ve Kİ-67 düzeyi incelenerek klinik ve patolojik yanıtı etkileyen faktörler araştırıldı. BULGULAR: Toplam 234 kadın hasta incelendi ve yaş ortalaması 52.5±12.1 yıl idi. Hastaların %28’inde patolojik tam yanıt (CAP=0) görülürken, klinik tam yanıt gözlenen 55 (%24) hastanın 40’ında (%72.7) patolojik olarak da tam yanıt izlendi. Kİ-67 yüksekliği ve HER-2 pozitifliği patolojik yanıtı olumlu etkileyen faktörlerdi (p<0.05). Moleküler alt tiplerdeki patolojik tam yanıt oranları; lüminal A’da %0, lüminal B’de %21, HER-2 pozitifte %52, üçlü negatif grupta ise %44 olarak bulundu ve gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak da anlamlıydı (p<0.05). TARTIŞMA ve SONUÇ: NAK, lokal ileri meme kanserli hastalarda tümör boyutunu küçültmek ve aksiller diseksiyondan kaçınmak için kullanılır. NAK sonrası klinik yanıt değerlendirmesinde PET kullanımı patolojik yanıtı öngörmede tek başına yeterli değildir. Patolojik yanıt HER-2 pozitif ve triple negatif hastalarda belirgin derecede yüksektir. NAK kararı yanıtı etkileyen faktörler göz önünde bulundurularak verilmeli, gereksiz maliyet ve zaman kaybı önlenmelidir.