MEME KANSERİNDE NEOADJUVAN KEMOTERAPİ YANITININ ÖNGÖRÜLMESİNDE MRG TABANLI, PATOLOJİK VE MOLEKÜLER BİYOBELİRTEÇLER

Mehmet Ali NAZLI, Melis BAYKARA ULUSAN, Fadime Didem TRABULUS, Rıza Umar GÜRSU, Emel ESMERER, Esra Canan KELTEN TALU

İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;10(30):411-425

Department of Radiology, Başakşehir Çam and Sakura City Hospital, Istanbul, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, meme kanserli hastalarda neoadjuvan kemoterapiye (NAKT) patolojik yanıtın öngörülmesinde tedavi öncesi meme manyetik rezonans görüntüleme (MRG) bulguları ile klinikopatolojik ve moleküler tümör özelliklerinin prediktif değerini araştırmaktır. Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya, 2015-2020 yılları arasında tedavi öncesi meme MRG incelemesi yapılan, NAKT uygulanan ve ardından cerrahi tedavi gerçekleştirilen 194 invaziv meme kanseri hastası dahil edildi. Patolojik yanıt Miller-Payne derecelendirme sistemine göre değerlendirildi ve tam/tama yakın yanıt (derece 4-5), parsiyel yanıt (derece 3) ve sınırlı yanıt (derece 1-2) olarak sınıflandırıldı. Kantitatif ve morfolojik MRG parametreleri ile klinikopatolojik ve moleküler özellikler analiz edildi. Patolojik yanıtın bağımsız belirleyicileri multinomiyal lojistik regresyon analizi ile değerlendirildi. Bulgular: Miller-Payne sınıflamasına göre hastaların 80'i (%41,2) tam/tama yakın, 98'i (%50,5) parsiyel ve 16'sı (%8,2) sınırlı yanıt gösterdi. Histolojik alt tip, tümör derecesi, HER2 durumu, Ki-67 indeksi, moleküler alt tip, ADC, BPE, tümör kenar özellikleri, kontrastlanma paterni ve MSI patolojik yanıt ile anlamlı ilişkiliydi. Çok değişkenli analizde non-duktal histoloji ve minimal BPE, tam/tama yakın yanıta göre sınırlı yanıtı; non-luminal moleküler alt tip, minimal BPE ve MSI >=429 ise parsiyel yanıta göre sınırlı yanıtı bağımsız olarak öngördü. Düşük ADC değerleri parsiyel yanıtı tam/tama yakın yanıttan bağımsız olarak ayırt etti. Bununla birlikte, yanıt grupları arasında biyolojik ve görüntüleme özellikleri açısından belirgin örtüşme gözlendi. Sonuç: Tedavi öncesi MRG biyobelirteçleri, klinikopatolojik ve moleküler özelliklerle birlikte değerlendirildiğinde NAKT yanıtının öngörülmesine tamamlayıcı bilgi sağlayabilir. Düşük ADC sınırlı yanıtın bağımsız belirleyicisi değildir. Aynı biyolojik ve görüntüleme özelliklerinin hem yüksek hem de sınırlı yanıt gösteren tümörlerde bulunabilmesi, tedavi yanıtındaki belirgin heterojenliği ortaya koymakta ve tek bir belirteç yerine bütünleşik, multiparametrik değerlendirmeyi desteklemektedir.