Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

MEME KANSERİNDE NÖTROFİL-LENFOSİT ORANI VE PLATELET-LENFOSİT ORANININ KLİNİKOPATOLOJİK ÖNEMİNİN ARAŞTIRILMASI

AHMET KARAYİĞİT, DURSUN BURAK ÖZDEMİR, HAYRETTİN DİZEN, MURAT ULAŞ, BÜLENT ÜNAL

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi - 2022;55(3):170-174

Department of Surgical Oncology, SBU Adana City Training and Research Hospital, Adana, Turkiye

 

AMAÇ: Bu çalışmada meme kanseri nedeniyle ameliyat edilen kadınların nötrofil-lenfosit oranı (NLR) ve trombosit-lenfosit oranı (PLR) değerlerinin klinikopatolojik özellikleri ile ilişkili olup olmadığını incelemeyi amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Merkezimizde Ocak 2015 – Aralık 2020 tarihleri arasında meme kanseri nedeniyle ameliyat edilen 463 kadının verileri retrospektif olarak incelendi. Yaş, menopoz durumu, hematolojik değerler, tümörlerin histopatolojik özellikleri, hormon reseptörlerinin varlığı, cerrahi ve biyopsi teknikleri detaylı olarak değerlendirildi. Ameliyat öncesi rutin olarak yapılan hemogram testi sonuçları kullanılarak NLR ve PLR değerleri hesaplandı ve tüm parametrelerle ilişkileri analiz edildi. BULGULAR: Olguların yaşları 23 ile 88 arasında değişmekte olup, ortalama 53.57 ± 12.66 idi. Olguların %62, 42’sini postmenopozal kadınlar oluşturmaktaydı. Yaş ve PLR arasında negatif yönde bir korelasyon bulundu, ancak ne PLR ne de NLR menopoz durumu ile ilişkili değildi. Yüksek NLR değerinin yüksek N evresi, yüksek TNM evresi, yüksek metastatik lenf nodu sayısı ve ekstrakapsüler invazyon varlığı ile ilişkili olduğu bulundu (p<0.05). Ayrıca yüksek PLR değeri düşük yaş, progesteron reseptör negatifliği ve yüksek TNM evresi ile ilişkiliydi (P<0.05). SONUÇ: Çalışmamızın sonuçları, yüksek NLR ve PLR değerlerinin kötü prognostik faktörlerle ilişkili olabileceğini göstermiştir. Bu değerlerin hasta takibinde kolaylıkla kullanılabilir olması ve hızlı sonuç vermesi nedeniyle klinisyen ve cerrahlar için faydalı olacağı düşünülmüştür.