Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

MEME KANSERLİ AİLELERDE SORUNLAR VE ÇÖZÜMLER

AYFER ÖZBAŞ

European Journal of Breast Health - 2006;2(3):115-117

İstanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu, Cerrahi Hemşireliği, İstanbul, Türkiye

 

Ailenin görevi, yaşam dengelerini kurmada ve sürdürmede üyelerine yardımcı olmaktır. Bath araştırmasında (2000), Lewis' in "Kadınların meme kanseri nedeniyle yaşadığı korku ve anksiyetesini eşine ve çocuklarına yansıtarak onları da olumsuz yönde etkilediğini, dolayısı ile meme kanserinin ailenin hastalığı olarak değerlendirilmesinin önemini vurguladığını"bildirmektedir. Araştırmacılar, meme kanserli hastaların birinci derece akrabalarının, meme kanserli hastanın deneyimlerini paylaştıklarını, kendilerini de risk altında kabul ettiklerini ve riski yerine oturttuklarını gözlemlemişlerdir. Meme kanseri tanısı konulan hastalarda beden imajında, kendilik kavramında, emosyonel, davranışsal durumunda, aile dinamiğinde, hasta ve ailesinin rollerinde değişimlerin olabileceği vurgulanmaktadır. Cerrahi girişim deneyimleyecek hasta ailesinde de, anestezi, cerrahi girişim, cerrahi girişimin getireceği sonuçlar, olası komplikasyonlar, yaşam biçimindeki değişiklikler, ekonomik güçlükler, hasta bireye nasıl yardımcı olacaklarını bilememe gibi konularda anksiyete yaşadıkları bildirilmektedir. Hemşirelerin hasta hakkında açıklama yapmaları, soruları yanıtlamaları, umut vermeleri, aile üyelerini dinlemeleri aileye güven vermektedir. Bilgi vermeyi profesyonel hemşirenin öncelikli görevi olarak düşünürsek kriz dönemindeki aileye bilgi vermede ve sorunla başa çıkmasında hemşireler büyük yardımcıdırlar.