Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

MEMEDE NADİR GÖRÜLEN BİR TÜMÖR: DERMATOFİBROSARKOMA PROTUBERANS

TEVHİDE BİLGEN ÖZCAN, EZGİ HACIHASANOĞLU, MEHMET ALİ NAZLI, ŞEFİKA AKSOY, CEM LEBLEBİCİ, CANAN KELTEN TALU

European Journal of Breast Health - 2016;12(1):44-46

Clinic of Pathology, İstanbul Training and Research Hospital, İstanbul, Turkey

 

Dermatofibrosarkoma protuberans cilt altı yumuşak dokunun yavaş büyüyen ancak lokal agresif davranış gösteren fibröz tümörüdür. En sık proksimal ekstremiteler ve gövdede görülür. Meme derisi altındaki yerleşimi enderdir. Yazımızda klinik olarak meme tümörü görünümü veren 44 yaşında kadın hastaya ait dermatofibrosarkoma protuberans olgusu sunulmuş ve bu lezyonun ayırıcı tanılarının tartışılması amaçlanmıştır. Memede kitle şikayetiyle hastanemize başvuran hastanın fizik muayenesinde sağ meme alt iç kadranda 8x5,5 cm boyutlarında, ciltte multilobuler kabarıklık oluşturmuş kitle mevcuttu. Mamografide sağ meme alt iç paraareolar alan cilt konturunda dışa doğru belirgin noduler büyüme yapan, iyi sınırlı ve lobulasyon gösteren yüksek dansiteli, 7,5x6,5 cm boyutlarında kitle izlendi. Aksiller bölgede fizik muayene ve radyolojik değerlendirme ile şüpheli lenfadenomegali izlenmedi. Daha önceden dış merkezde yapılmış ’iğsi hücreli neoplazi’ şeklinde patoloji raporu bulunan hastaya basit mastektomi uygulandı. Makroskobik olarak lezyona uyan alanda cilt yüzeyi ülsere görünümdeydi. Dilimlerin kesi yüzü incelemesinde, çevre meme dokusundan iyi sınırlarla ayrılmış, yer yer lobule kontürlü, krem-ten renkli, sert kıvamlı, solid kitle izlendi. Mikroskobik incelemede, kollajenöz stroma içerisinde, storiform dizilim gösteren, monoton görünümde iğsi hücre proliferasyonu görüldü. Lezyon, derinde yağ dokusu içerisine düzensiz uzanımlar gösteriyordu. Nekroz ve nükleer pleomorfizm görülmedi. Mitoz 10 büyük büyütme alanında 2-3 idi. İmmunhistokimyasal incelemede tümöral hücrelerde CD34 ile diffüz pozitif, S100, EMA ve SMA ile negatif boyanma izlendi. Ayırıcı tanıya dermatofibrom, malign fibröz histiositom, leiomyom, leiomyosarkom, myofibroblastom ve iğsi hücreli sarkom alındı. Morfolojik ve immunhistokimyasal bulgular ışığında olgu dermatofibrosarkoma protuberans olarak raporlandı. Lokal rekürrens oranları %20-50 olarak bildirilen bu lezyonun tedavisinde güvenli sınırlarla eksizyon önerilmektedir. Düşük de olsa uzak metastaz olasılığı mevcuttur.