Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

MEMENİN FİLLOİD TÜMÖRLERİ: NÜKS VE KLİNİK TAKİBİN ÖNEMİ

BERKAY KILIÇ , BURAK İLHAN

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi - 2024;57(3):93-98

 

AMAÇ: Benign ve borderline tipleri de dahil olmak üzere filloid tümörlerin önemli bir nüks potansiyeli vardır. Bu çalışmanın amacı nüksleri öngörmeye yardımcı olabilecek histolojik özellikleri değerlendirmek ve bu konuda yakın takibin önemini vurgulamaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmada 2006-2018 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü’nde filloid tümör tanısıyla tedavi edilen 64 hastanın demografik, klinikopatolojik özellikleri, tedavi yaklaşımları ve takip verileri hasta dosyaları ve patoloji kayıtları üzerinden retrospektif olarak incelenerek değerlendirildi. BULGULAR: Ortanca yaş 38,8±12,2 idi. Medyan tümör boyutu 53,1 mm idi (medyan 11- 210 mm). Filloid tümörler şu şekilde sınıflandırıldı: Benign (n=36, %56,3), borderline (n= 11, %17,2) ve malign (n= 17, %26,6). Yüksek mitotik sayı, hücresel pleomorfizm, stromal aşırı büyüme, tümöral heterojenite ve tümör sınırı düzensizliğinin lokal nüks gelişiminde bağımsız prognostik faktörler olduğu bulundu. Benign ve borderline filloid tümörlerde nüksün ortak özelliği tümör sınırı düzensizliğiydi. Filloid tümörlerin ortalama tekrarlama süresi 29,7 ay (medyan, 10-64 ay) olarak belirlendi. Çalışmada 1 cm’den daha yakın yetersiz cerrahi sınır ile eksizyon yapıldığında 10 olgudan 7’sinde, 1 cm’den uzakta temiz cerrahi sınır elde edilen üç olguda ise nüks gözlendi (p= 0,045). SONUÇ: Filloid tümörler benign, borderline ve malign olarak sınıflandırıldı. Tedavisinde ≥1 cm’lik negatif cerrahi sınır önemli bir rol oynar. Çalışmamız, nüks süresinin kısa olması nedeniyle, özellikle benign veya borderline tipte olsa bile, kesin patolojik incelemede tümör sınırında düzensizlik saptanması durumunda yakın takibin önemini vurgulamaktadır.