Dilek BİLGİÇ, Melissa SIDAN
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi - 2026;11(1):217-227
Diabetes mellitus ve menopoz, kadın sağlığını önemli ölçüde etkileyen ve birbirleriyle karmaşık bir ilişki içinde olan süreçlerdir. Diyabetin varlığı over fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek menopozun erken başlamasına neden olabilirken, menopoz da hormonal değişiklikler yoluyla insülin direncini artırarak tip 2 diabetes mellitus riskini yükseltebilir. Menopozda vazomotor semptomların şiddeti tip 2 diabetes mellitus gelişme riskini arttırırken, gelişen ürogenital semptomlar da diyabetin etkisiyle daha da artış gösterebilir. Menopoz döneminde östrojen seviyelerinin azalması, metabolik değişiklikler, merkezi yağ birikimi ve kardiyovasküler hastalık riskini artırırken, diyabet bu etkileri daha da şiddetlendirebilir. Ayrıca menopozdaki kadınlarda östrojen eksikliği kemik kaybına ve kemik yapısının bozulmasına yol açarak osteoporotik kırık riskini artırırken diyabetin eşlik etmesiyle kemik mikroyapısı da bozularak kırık ve osteoporoz riski daha da artabilmektedir. Aynı zamanda diyabet ve menopoz birlikteliği östrojen seviyelerindeki düşüş ve diyabetin neden olduğu sinir hasarı, menopozal kadınların cinsel sağlık sorunlarında artışa da yol açabilir. Bu nedenle, diyabetli menopozal kadınların sağlık yönetimi; glisemik kontrol, vazomotor ve ürogenital semptomların yönetimi, kardiyovasküler sağlık, kemik sağlığı, cinsel sağlık ve yaşam kalitesini korumaya yönelik bütüncül bir yaklaşım gerektirir. Hormon replasman tedavisi ve yaşam tarzı değişiklikleri, bu süreçlerin olumsuz etkilerini hafifletmek için önemli stratejiler arasında yer almaktadır. Bu derlemede, diyabet ve menopoz arasındaki karşılıklı etkileşim ile kadın sağlığı üzerindeki etkileri ve diyabetli menopozal kadınların yönetimi literatür doğrultusunda ele alınmıştır.