SELÇUK KAYIR, ARZU AKDAĞLI EKİCİ, ALPEREN KISA, GÜVENÇ DOĞAN, ÖZGÜR YAĞAN, TUBA KAYIR, MEHMET YALVAÇ, VOLKAN HANCI
Ege Klinikleri Tıp Dergisi - 2020;58(1):71-75
Amaç: Menstrüelsiklusun ovulasyon öncesi (foliküler faz) ve ovulasyon sonrası (luteal faz) olmak üzere iki fazı vardır. Her iki faz döneminde de hormanal değişikliklerden dolayı fizyolojik bir dalgalanma süreci gözlenmektedir. Ameliyat olacak birçok hastada stres ve anskiyete oluşabilmektedir. Bu çalışmanın amacı ameliyat olacak hastaların menstrüelsiklusun farklı dönemlerindeki anksiyete üzerine olan etkilerini değerlendirmektir. Yöntem: Elektif cerrahi uygulanması planlanan 20-45 yaşları arasındaki, fiziksel durumu ASA I-II olan, menstrüelsiklusu düzenli olan ve menopozda olmayan, premenstrüel gerginliği bulunmayan, oral kontraseptif ajan kullanmayan 80 hasta çalışmaya alındı. Araştırmada veriler Spielberg’in Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri (STAI 1-2) [Durumluk Kaygı Envanteri (STAI1), Sürekli Kaygı Envanteri (STAI2)] ve Vizüel Analog Skala (VAS) kullanılarak toplandı. Bulgular: Folikuler Faz grubunun yaş ortalaması 31.09±7.77 ve Luteal Faz grubunun yaş ortalaması 32.26±7.41 idi. Gruplar arasında yaş ortalamaları benzerdi (p=0.493).Luteal faz grubunda STAI1 ve Anksiyete skorları istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek idi (sırasıyla p=0.034, p=0.028). STAI2 puanları ise gruplar arasında istatistiksel olarak farklı bulunamadı (p=0.180). Sonuç: Adet döngüsü aşamalarından olan Luteal fazda daha yüksek anksiyete skorları tespit ettik. Bu nedenle anksiyete düzeyleri ile ilgili gelecek çalışmalarda adet döngüsü aşamaların dikkate alınmasını öneririz.