BURCU HANCI SEVİNÇ, AHMET HALİL SEVİNÇ, FATİH TARHAN
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2022;33(2):121-127
GİRİŞ ve AMAÇ: Mesane divertikülü uzun zamandır bilinen ve tedavi edilen bir hastalık olmasına rağmen, literatürde mesane divertiküllü hastalarda yapılmış ürodinamik çalışmalar yeteri kadar mevcut değildir. Çalışmamızda mesane divertikülü olan hastalarda alt üriner sistemin depolama ve boşaltım fazında var olan ürodinamik bozuklukların tanımlaması amaçlanmıştır. YÖNTEM ve GEREÇLER: Şubat 2010 ile Ağustos 2020 tarihleri arasında üroloji polikliniğine alt üriner sistem semptomları (AÜSS) ile başvurmuş ve incelemeleri sonrasında mesane divertikülü tespit edilmiş olan hastalar geriye dönük olarak değerlendirildi. Çalışma ölçütlerine uyan 50 hasta çalışmaya alındı. Tüm hastaların öyküsü, fizik muayenesi, laboratuvar tetkikleri, görüntüleme sonuçları, ürodinamik inceleme sonuçları ve ameliyat olan hastalarda ameliyat notları değerlendirildi. BULGULAR: Çalışmaya alınan hastaların %18’i kadın, %82’si erkekti. Hastaların %54’ü boşaltım semptomları ile polikliniğe başvurdu. Mesane divertikülü olan %4 hastanın ise asemptomatik olduğu tespit edildi. Ürolojik operasyon öyküsü olan erkek hastaların %60’ında infravezikal obstrüksiyon nedenli işlem uygulandığı saptandı. Çalışmaya dahil edilen hastaların %22’si cerrahi tedavi uygulanmadan takip edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastaların %50’sine ürodinami yapılmış olup en fazla tespit edilen ürodinamik bulgu detrüsör aşırı aktivitesi (DAA) olarak saptanmıştır, bunu çıkım obstrüksiyonu izlemektedir. TARTIŞMA ve SONUÇ: Edinsel mesane divertikülü saptanmış olan hastaların çoğu asemptomatik olduğu için tüm hastalarda divertikülektomi endikasyonu yoktur. Öncelikle hastalar divertikül oluşumuna neden olan patolojiye yönelik araştırılmalı ve ona yönelik takip ya da tedavi seçenekleri dü-şünülmelidir. Bizim görüşümüze göre ürodinamik inceleme tedavi kararını ve seçimini etkilemekte ve tedavinin sonuçlarının tahmininde yol gösterici olabilmektedir. Bu nedenle mesane divertikülü olan her hastanın ürodinamik olarak değerlendirilmesi gereklidir. Bu konunun tam olarak aydınlatılması için ileri araştırmalara gerek vardır.