FEVZİ BALKAN, CELİL ALPER USLUOĞULLARI
Tıp Araştırmaları Dergisi - 2015;13(3):147-150
Genetik ve çevresel etmenlerin birlikte rol aldığı metabolik sendrom ve ilişkili sorunlardan obezite, hipertansiyon ve diyabetes mellitus dünya genelinde giderek artan oranda görülmektedir. Kanser ise tüm dünyada ve ülkemizde kardiyovasküler hastalıklara bağlı mortaliteden sonra ikinci sırada ölüm nedenidir. Metabolik sendrom bileşenlerinin çoğu tümör gelişimi ile bağlantılıdır. Düzenli beslenme ve egzersiz ve stresi azaltmayı kapsayan multidisipliner bir yaklaşım, insülin direncini ve metabolik sendrom sıklığını azaltmada ve kanser prognozunu iyileştirmede oldukça önemli faydalar sağlayabilir.