METABOLİK SENDROMUN ANKLE-BRAKİAL İNDEKS ÜZERİNE ETKİLERİ

AYŞE BAYSAL, ÜNSAL VURAL, AHMET YAVUZ BALCI, ABDULLAH KEMAL TUYGUN, İLYAS KAYACIOĞLU, İBRAHİM YEKELER

Turkish Journal of Vascular Surgery - 2007;16(1):13-18

Siyami Ersek Göğüs, Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Bölümü, İstanbul

 

Amaç: Bu çalışmada amaç, periferik arter hastalığı olan ve metabolik sendrom bulguları gösteren hastalarda ankle-brakial indeks pozitifliğinin rastlanma sıklığını ve ilerleme hızını araştırmaktır. Yöntem: Hastanemizde Damar Cerrahisi polikiniğine basvuran 242 hastada metabolik sendrom varlığı araştırıldı. Hastalar metabolik sendom bulguları gösterenler (grup-I, MS(+), ve göstermeyenler (grup-II, MS(-)) olarak iki gruba ayrıldı. Hastalarda metabolik sendromun beş bulgusundan üçünün varlığı değerlendirildi. Bu bulgular: 1. Açlık kan glukozu ?110 mg/dl veya diabet tedavisi alanlar, 2. Kanda trigliserid ?150 mg/dl, 3. Yüksek dansite lipoprotein (HDL) erkekte < 40 mg/dl veya kadında < 50 mg/dl, 4. Sistolik kan basıncı ?130 mmHg ve/veya diastolik kan basıncı ? 85 mmHg veya tedavi altında, 5. Bel çevresi erkekte > 102 cm, kadında > 88cm olarak değerlendirildi. Hastalarda vücut kitle indeksi, arteriyel kan basıncı ölçümü, açlık kan şekeri, lipid profili, ortalama ağrısız yürüme mesafesi ve ankle-brakial indeks (ABI) ölçümü yapıldı. Bulgular: ABI altı aylık takipte MS (+) hastalarda ortalama 0.1 oranında bir azalma gösterirken, MS (-) hastalarda ortalama 0.05 oranında görülen azalma istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p< 0.05). Bu süre içinde, hastaların yürüme mesafeleri ABI ile orantılı olarak azaldı. Grup-I, MS (+) olgularda, postoperatif dönemde 4 (% 1.6) olguda amputasyon, 8 (% 3.3) olguda yara yeri enfeksiyonu gelişti. Grup-II, MS (-) olgularda ise bu bulgular sırasıyla 1 (% 0.4) ve 3 (% 1.2) idi. Operasyona alınan hastalarda operasyon sonrası gelişen komplikasyonların yüksekliği MS (+) hastalarda MS (-) hastalara oranla anlamlı olarak yüksek bulundu (p < 0.05). Sonuç: ABI metabolik sendromun periferik arter hastalığı ile beraber olduğu durumlarda basit, invasiv olmayan, fakat anlamlı bir izleme kriteridir.