Sedat BATMAZ
Journal of Cognitive-Behavioral Psychotherapy and Research - 2026;15(3):172-182
Metakognitif terapide (MKT) dikkat, geçici bir rahatlama ya da dikkat dağıtma sağlamak amacıyla değil, bilişsel dikkat sendromunun (BDS) kendine odaklı dikkat, tehdit izleme, kontrol etme ve içsel ipuçlarına yinelenen geri dönüş gibi işlevsel olmayan dikkat alışkanlıklarıyla sürdürülmesi nedeniyle hedef alınır. Klinik odaklı bu anlatısal derleme, MKT'de kullanılan başlıca dikkat odaklı ve dikkatle ilişkili müdahaleleri, üstbilişsel modele sıkı biçimde bağlı bir perspektiften incelemektedir. Bu kapsamda, dikkat yerleşimini doğrudan etkileyen teknikler, dikkat eğitimi tekniği, durumsal dikkati yeniden odaklama, dışa odaklı dikkat uygulamaları ve terapist eşliğinde seans içinde dikkat yeniden yönlendirme ile dikkati daha dolaylı biçimde, üstbilişsel katılımı değiştirerek etkileyen teknikler, mesafeli farkındalık, endişelenmeyi erteleme, ruminasyonu erteleme, izlemeyi azaltmaya yönelik davranışsal deneyler ve tepkiyi geciktirme birbirinden ayrılmaktadır. Kavramsal netliği koruyup klinik esnekliği de sürdürebilmek amacıyla, çekirdek düzey tekniklerle uygulama düzeyi varyantlar arasında ek bir ayrım daha önerilmektedir. Derleme ayrıca bu müdahalelerin kuramsal gerekçelerini, etki mekanizmalarını, klinik belirteçlerini, hedef süreçlerini, terapist dilini, sık görülen uygulama hatalarını ve mevcut kanıt temelini özetlemektedir. Genel olarak alanyazın, MKT'de dikkatin değiştirilmesine yönelik müdahalelerin, ancak tutarlı bir üstbilişsel kavramsallaştırma içinde ve belirtileri anlık olarak yönetmekten çok BDS'yi zayıflatmayı hedefleyecek biçimde uygulandığında klinik açıdan anlamlı olduğunu düşündürmektedir.