Akif YARKAÇ, Çağrı Safa BUYURGAN, Seyran BOZKURT, Ataman KÖSE, Semra ERDOĞAN
Mersin Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;19(2):358-367
Amaç: Metanol zehirlenmesi, sıklıkla acil servislerde teşhis edilen ve ilk müdahalesi yapılan, hayati tehlike arz eden bir durumdur ve yüksek ölüm oranlarına sahip salgınlar şeklinde ortaya çıkabilir. Bu çalışma, metanol zehirlenmesi olan hastalarda mortalite ilişkili faktörleri belirlemeyi amaçlamıştır. Yöntem: Bu retrospektif çalışma, 9 yıllık bir dönemde klinik bulgular ve laboratuvar sonuçlarına göre metanol toksisitesi tanısı konulan 80 hastayı içermektedir. Bulgular: Mortalite oranı %31.25 idi (n=25). Ölen ve hayatta kalan hastalar arasında glukoz, pH, PCO2, HCO3, baz fazlalığı ve kreatinin düzeylerinde anlamlı farklılıklar gözlenmiştir (sırasıyla p=0.009, 0.001, 0.002, 0.001, 0.001 ve <0.001). Yoğun bakım ünitesine yatırılan hastalar, servise yatırılanlara kıyasla Glasgow Koma Skalası puanları açısından anlamlı olarak daha düşük ve baz açığı, HCO3 ve potasyum düzeyleri açısından farklılık göstermekteydi (sırasıyla p=0.023, 0.002, 0,009 ve 0,009). ROC analizi, pH <=7.13'ü mortalitenin en güçlü öngörücüsü olarak belirledi (AUC=0.831, p=0.0001). Glasgow Koma Skorunun <15 olması da mortalite ile anlamlı bir şekilde ilişkiliydi (AUC=0.815, p=0.0001). Sonuç: pH, PCO?, HCO? ve baz açığı gibi metabolik asidoz belirteçlerine ek olarak, kan şekeri ve parmak ucu oksijen saturasyonu gibi hızla elde edilebilen yatak başı parametreleri, metanol zehirlenmesinde prognoz ve mortaliteyi tahmin etmek için yararlı olabilir.