MELTEM BİÇEN CEYDA ANAR, MELİKE YÜKSEL YAVUZ, MUZAFFER ONUR TURAN, BÜNYAMİN SERTOĞULLARINDAN
İzmir Göğüs Hastanesi Dergisi - 2025;39(1):15-22
Akciğer kanseri ile akciğer tüberkülozunun (TB) aynı anda teşhis edilmesi nadir bir durum olmakla beraber, akciğer kanseri tanılı hastalar süreçleri boyunca immünsüpresif durumları (hastalığın seyri ve tedavi süreçlerine bağlı) ve ortak risk faktörlerinden dolayı tüberküloz açısından risk altındadırlar. Akciğer kanseri ile akciğer tüberkülozu arasında klinik ve radyolojik özelliklerin neredeyse her zaman benzer olması ise tanıyı geciktirebilmektedir. Bu nedenle akciğer kanserli olgularda TB’ dan şüphelenilen her durumda mikrobiyolojik testler cömertlikle kullanılmalıdır. Mikobakterium tüberkülozisin çevresindeki değişikliklerin algılaması ve bunlara yanıt vermesini sağlayan önemli bir düzenleyici olan tersinir protein fosforilasyonu, konakçıda hayatta kalması için gerekli dinamik adaptif yanıtların altında yatan ana sinyal mekanizmasıdır. Bu fosforilasyon serin/tirozin kinaz inhibitörleri ile sağlanmaktadır. Bu makalede tirozin kinaz inhibitörü olan afatinib tedavisi sırasında geniş spektrumlu antibiyotik tedavisine rağmen devam eden ateş ve öksürüğü sonrasında akciğer TB tanısı alan akciğer adenokarsinomlu olgu sunulmuştur.