METASTATİK KASTRASYONA DİRENÇLİ PROSTAT KANSERİNDE HEMOGLOBİN- ALBÜMİN -LENFOSİT- TROMBOSİT SKORU, KIRMIZI HÜCRE DAĞILIM GENİŞLİĞİ VE NÖTROFİL -LENFOSİT ORANININ PROGNOSTİK DEĞERİ

İsmail KIRLI, Özgür TANRIVERDI, Ali ALKAN

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Dergisi - 2026;13(2):191-198

Muğla Sıtkı Koçman University Faculty of Medicine, Department of Internal Medicine, Muğla, Türkiye

 

Kırmızı hücre dağılım genişliği (RDW), nötrofil- lenfosit oranı (NLR) ve hemoglobin- albümin -lenfosit -trombosit (HALP) skoru, çeşitli malignitelerde prognoz ile ilişkili, kolay erişilebilir inflamatuvar ve nütrisyonel biyobelirteçlerdir; ancak metastatik kastrasyona dirençli prostat kanserindeki (mCRPC) rolleri net değildir. Bu çalışmada, androjen reseptör yolak inhibitörleri ile tedavi edilen mCRPC hastalarında RDW, NLR ve HALP skorunun prognostik öneminin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu retrospektif çalışmada, androjen reseptör yolak inhibitörleri (abirateron veya enzalutamid) ile tedavi edilen 47 mCRPC hastası analiz edildi. Tedavi öncesi RDW, NLR ve HALP değerleri kaydedildi; progresyonsuz sağkalım (PFS) ve genel sağkalım (OS) Kaplan- Meier yöntemi ve tek değişkenli Cox regresyon analizi ile değerlendirildi. Yüksek HALP skoruna sahip hastalarda medyan PFS (16,0 vs 10,0 ay) ve OS (16,0 vs 10,0 ay) daha uzun olmakla birlikte bu farklar istatistiksel olarak anlamlı değildi (PFS: tehlike oranı (HR) = 0,681, %95 GA: 0,361-1,284; p = 0,236; OS: HR = 0,566, %95 GA: 0,298 -1,078; p = 0,083). Düşük NLR değerleri daha uzun PFS (14,0 vs 9,0 ay) ve OS (16,0 vs 10,0 ay) ile ilişkili olmakla birlikte istatistiksel anlamlılık saptanmadı (PFS: HR = 1,694, %95 GA: 0,903-3,180; p = 0,101; OS: HR = 1,232, %95 GA: 0,654- 2,321; p = 0,518). RDW, PFS ile ilişkili bulunmazken, OS ile anlamlı ilişki gösterdi ve düşük RDW değerlerine sahip hastalarda daha iyi sağkalım gözlendi (29 vs 9 ay; HR = 0,397, %95 GA: 0,207 -0,763; p = 0,006). Bu bulgular, RDW ve HALP gibi inflamatuvar ve nütrisyonel biyobelirteçlerin, mCRPC hastalarında klinik olarak anlamlı prognostik bilgiler sağlayabileceğini düşündürmektedir; ancak bu sonuçların doğrulanması için daha geniş kapsamlı prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.