MUSTAFA HASBAHÇECİ, MERVE BÜŞRA CENGİZ, ADEM AKÇAKAYA, FATMA ÜMİT MALYA, ENVER KUNDUZ, HÜSEYİN KAZIM BEKTAŞOĞLU
Cukurova Medical Journal - 2019;44(2):594-601
Amaç: Pankreatik fistülün, olası bir postoperatif komplikasyon olarak, değişkenlik gösteren tanım, görülme sıklığı ve risk faktörleri vardır. Bu çalışmada, mide cerrahisi sonrası pankreatik fistülün etkisini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Mide adenokarsinomu için tedavi edici amaçlı lenfadenektomi ile açık gastrektomi uygulanan toplam 28 ardışık hasta retrospektif olarak incelendi. Hastaların demografik, peri-operatif ve patolojik verileri toplandı. Uluslararası Pankreatik Fistül Sistemi çalışma grubuna göre teşhis ve derecelendirilen pankreas fistülü ana değişken olarak tanımlandı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 58, 8 ± 10, 1yıl idi ve kadın / erkek oranı 9 / 19’du. Altı hastada (% 21.4) grade A pankreatik fistül saptandı. Grade B ve C pankreatik fistül yoktu. Dren amilaz düzeyi pankreas fistülü olan hastalarda anlamlı olarak daha yüksekti. Fistüllü ve fistülsüz hastalarda drenaj miktarı, hastanede kalış süresi ve dren süreleri açısından anlamlı fark yoktu. Fistül gelişimi ile hastaların demografik özellikleri, peri-operatif ve patolojik veriler arasında anlamlı ilişki bulunmadı. Sonuç: Mide cerrahisi sonrası grade A pankreatik fistül gelişimi klinik sonuçları olan majör bir komplikasyon olarak görünmemektedir. Dren sıvısındaki yüksek amilaz seviyesi, sadece biyokimyasal bir ölçü olarak düşünülebilir.