Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

Midsagittal Manyetik Rezonans Görüntüler Kullanılarak Beyin Sapı ve Subaraknoid Cisternaların Morfometrik Analizi: Retrospektif Bir Çalışma

Hilal GÖREN, Atakan KIRTEKE, Nilgün TUNCEL ÇİNİ

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2025;51(3):577-584

Department of Anatomy, Faculty of Medicine, Bilecik Seyh Edebali University

 

Bu çalışma, midsagittal manyetik rezonans (MR) görüntüleri kullanılarak beyin sapı ve posterior fossa cisternalarının morfometrik özellikleri kapsamlı biçimde değerlendirmeyi ve cinsiyet farklılıklarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Retrospektif olarak planlanan araştırmaya 18 yaş ve üzeri 200 yetişkin bireyler (100 erkek, 100 kadın) dahil edildi. Yükse k çözünürlüklü midsagittal T2 -ağırlıklı MRG kesitleri üzerinden tentorial açı, klivus uzunluğu, foramen magnum çapı, beyin sapı segmentlerinin anteroposterior ve superoi nferior boyutları ile cisterna interpeduncularis, cisterna prepontis, cisterna magna ve cisterna quadrigeminalis'in anteroposterior mesafeleri ölçüldü. Veriler SPSS 2 8.0 programında Mann -Whitney U ve Spearman korelasyon testleri kullanılarak analiz edildi. Kadınlarda tentorial açı ve serebellum yüksekliği daha büyük bulunurken, erkeklerde me zensefalon ve pons boyutları ile cisterna interpeduncularis daha geniş ölçüldü. Diğer parametrelerde anlamlı cinsiyet farkı saptanmadı. Korelasyon analizinde, tentorial açının serebellum yüksekliği ile poz itif, cisterna interpeduncularis ve cisterna magna genişlikleri ile negatif ilişkili olduğu belirlendi. Ayrıca beyin sapı segmentleri arasında ve posterior fossa cisternaları arasında ek pozitif korelasyonlar saptandı. Bu çalışma, beyin sapı ve posterior fossa cisterna'larına ait normatif morfometrik veril er ortaya koyarak klinik ve radyolojik değerlendirmeler için güvenilir referans değerler sunmaktadır. Bulgular, tanısal doğruluğun artırılmasına, cerrahi güvenlik sınırlarının daha net tanımlanmasına ve patolojik durumların ayırıcı tanısına katk ıda bulunab ilir. Ayrıca, elde edilen verilerin kraniyal morfolojinin antropolojik açıdan daha kapsamlı değerlendirilmesine de olanak sağlayaca ğı öngörülmektedir.