GÜLSÜM KAYA, ŞEYMA TRABZON, BURCU GÜRER GİRAY, MELTEM AYDOĞDU ZEYNEP ERGENÇ, HASAN ERGENÇ
Hipokrat Tıp Dergisi - 2025;5(1):31-37
Amaç: Mikrobiyota, insan vücudunun çeşitli bölgelerinde yaşayan mikroorganizmaların oluşturduğu topluluk olarak tanımlanır ve ağız mikrobiyotası, vücuttaki en büyük ikinci mikrobiyal topluluktur. Gebelik, hormonal ve immünolojik değişimlerin yoğun olduğu bir süreçtir ve bu değişimler oral mikrobiyotayı etkileyerek hem anne hem de fetüs sağlığını olumsuz etkileyebilir. Bu çalışmanın amacı, gebelerin oral mikrobiyota hakkındaki bilgi düzeylerini ve farkındalıklarını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Çalışma Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum polikliniğinde 1 Mart- 1 Haziran 2024 arası yürütüldü. Çalışmanın etik kurul izini Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurulundan alındı (Sayı no: E-71522473-050.04-340217-55). Çalışma öncesi çalışmaya katılmayı kabul eden kadın hastalıkları ve doğum polikliniğine başvuran gebelerden görüşme formunu doldurması istendi. Araştırmacılar tarafından oluşturulan görüşme formu sosyodemografik sorular ve mikrobiyota/oral mikrobiyota ile ilgili sorulardan oluştu. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programında analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan gebelerin yaş ortalaması 27 yıl olup, %42,7si lise mezunu ve %84,7si orta gelir düzeyindedir. Gebelerin yalnızca %8,7si düzenli olarak diş muayenesine gitmekte, %61,7si ise yalnızca diş rahatsızlığı olduğunda diş hekimine başvurmaktadır. Gebelerin %51,3ünde çürük diş bulunurken, %16,3ü gebelik sırasında diş enfeksiyonu geçirmiştir. Mikrobiyota farkındalığı oldukça düşük olup, gebelerin %82,3ü mikrobiyota kavramını bilmediğini, yalnızca %4,7si bilgi sahibi olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, gebelerin %80,7si mikrobiyota hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığını ifade etmiştir. Sonuç: Gebelerin mikrobiyota ve oral mikrobiyota konusundaki bilgi düzeylerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, gebelik döneminde mikrobiyota farkındalığını artırmaya yönelik eğitim programlarının geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Sağlık profesyonellerinin, gebelere mikrobiyota ve bunun gebelik sağlığı üzerindeki etkileri hakkında bilgi vermesi, hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından önemlidir.